Tuesday, March 27, 2007

bir haber.. dunyadan .. bir haber .. turkiyeden..

haber 1 , dunyadan :


Alman hastanelerinde bebek terk etme köşesi!

DIŞ HABERLER Almanya'da yeni doğan bebeklerin öldürülerek çöpe atılması olaylarının artması üzerine, hastanelerde annelerin bebeklerini bırakıp terk edebilecekleri bölümler oluşturulduğu bildirildi. Yetkililer, yeni uygulama sayesinde bebeklerinden "kurtulmak" isteyen annelerin, cinayet işlemek yerine çocuklarını, isimlerini açıklama zorunluluğu olmadan, hastanelerdeki bu bölümlere bırakabileceklerini belirttiler. Cinayetleri artırabileceği iddiasıyla bazı kesimler tarafından eleştirilen uygulamanın ülkede, "Bebekler çöpe gitmeden önce..." sloganıyla tanıtıldığı kaydedildi.

bknz : http://www.milliyet.com.tr/2007/03/28/yasam/yas09.html

(esasen cok daha once baska bi yerde daha okumustum bu haberi . yeni degil yani . milliyet ancak verebilmis . tekrar gorunce , sizlerle de paylasayim istedim . insani degerlerinden gitgide uzaklasan bir medeniyette , insaniyetin ucundan tutabilme, en azindan bi canliyi olumden kurtarabilme mucadelesi ..

simdi biz sukretmeli degil miyiz, yasadigimiz saglikli huzurlu hayatlarimiza ? ve minnet duymali degil miyiz annelerimize, babalarimiza ? )


haber 2 .. yurttan :

Bayhan'ın yeniden doğuş hikâyesi tersine döndü

'Sabıkalıdan popstar olur mu?' tartışmasından galip çıkan Bayhan için hayal edilemez yeniden doğuş hikâyesi gibiydi her şey. Ama 'gibi'ydi yalnızca

BİR PORTRE / Asu Maro"Şaka mı yapıyor bu adam?" diye izlemeye başladı Türkiye onu ilkönce. Şarkı söylerken ellerini ovuşturuşu, gözlerindeki biraz şaşkın, biraz neler olup bittiğini bilmez bakışla 'farklı'ydı. İnsan beğensin mi, nefret mi etsin bilemiyor, ama izlemekten kendini alamıyordu. Bir yerde birisi aslında Bayhan'ı fena bulmadığını itiraf ederse herkes peş peşe dökülüyordu: "İyi söylüyor çocuk"... "Evet evet, samimi, sahici..."Sonra bir gün Popstar'da kızılca kıyamet koptu: Yarışmanın en çok konuşulan adayı Bayhan Gürhan 'meğer' sabıkalıydı, adam öldürmekten cezaevinde yatıp çıkmıştı... Hikâyenin çeşitli versiyonları yazıldı çizildi, belki kavgaydı, belki kazaydı, sonuç olarak Bayhan Gürhan 28 Eylül 1998'de amcasının oğlu Mehmet Ali Gürhan'ı bıçaklayarak öldürmüş, 2 yıl hapis yatıp çıkmıştı.

Oyları arttıkça arttı"Sabıkalıdan popstar olur mu?" tartışmalarından Bayhan galip çıktı, jüri üyelerinden Deniz Seki programı terk ederken, onun oyları arttıkça arttı. Müslüm Gürses'le mi kıyaslanmadı, Yılmaz Güney'e mi benzetilmedi... 24 yaşında bir çocuk için "Bayhan Baba" diye internet siteleri mi açılmadı... Başbakan Erdoğan bile "Bizim evdekilerin oyu Bayhan'a" derken, delikanlının arkasındaki en önemli destek Ercan Saatçi'ninkiydi. 2004'ün ocak ayında yarışmayı üçüncü olarak tamamlayan Bayhan'ın albümü de DMC'den çıktı. "Hayal Edemiyorum"du adı... Doğduğu andan itibaren hayatın yüzüne gülmediği bir çocuğun hayal edilemez yeniden doğuş hikâyesi gibiydi her şey. Ama 'gibi'ydi yalnızca...

Başa dönersek

Hikâyenin başına dönersek... 15 Mart 1980'de Selahattin ve Kezban Gürhan çiftinin ikinci çocuğu olarak Adana'da dünyaya gelir Bayhan Gürhan. Annesi ve ablası tarafından çok sevildiğini hatırlıyor... Evde yiyecek yokken sıcak süt bulup ekmekle karıştırarak ona yediren annesinin bir gün, o 5 yaşındayken cam şişede sarı bir sıvı içtiğini, küçük oğluna da uzattığını, ablasının ona engel olduğunu... Annenin bir kamyona binerek evden gittiğini ve bir daha dönmediğini...Bir süre babaanneleri bakar iki kardeşe, sonra babaları onları Almanya'ya götürür. 'Üvey anne'lerinin yanına. Anlaşılır ki annelerinin içtiği sıvı fare zehridir, sebep ise kıskançlık... Gene de güzel günler geçirir Almanya'da Bayhan. Okula gider, spor yapar, doktor olmak ister ve hep şarkı söyler. Bir gün bokstan dönerken bir araba çarpıp savurur onu. Hayatını da...
Bir başlarına kalırlarBirkaç ay sonra hastaneden çıktığında ne baba vardır ortada ne üvey anne. Biri 7, diğeri 11 yaşında iki kardeş bir başlarına kalırlar. Ta ki üniformalı iki adam gelip onları götürene kadar... Kimsesiz çocukların bakıldığı bir yerdir gittikleri. Rahipler ve rahibeler tarafından büyütülür, okula, zaman zaman kiliseye giderler. Tam alışmışken, bu kez bir Alman aile evlat edinir onları. Bir yıl sonra babaları ortaya çıktığında onunla gitmek istediğini söyler Bayhan. Annesine "Neden beni bırakıp gittin?" diye kızmadığı gibi babasına da sormaz hiç, çünkü "Bir evlada anne babasını yargılamak düşmez" ona göre... Babası Türkiye'ye götürüp babaannesine bırakır Bayhan'ı gene. Abla Almanya'da kalır. Bir süre sonra tam gelin olacakken cenazesi döner Türkiye'ye genç kızın. Bayhan'ın hayatındaki ikinci önemli kadını da bir trafik kazası alıp götürmüştür... Bir babaannesi kalmıştır geride, 18'inde amca oğlu katili olduğunda cezaevine onu ziyarete gelen tek kişi... Ama onu da kaybeder.

Sonrası İstanbul sokakları... Tüpçülük de var, sokak satıcılığı da, esrar da... Ve Antalya'da bir otelde aşçılık yaparken Popstar ilanını görür bir gün. Kaderi bu kez dönmüş 'gibi'dir ama... Ama işte 'Popstar adayı'mız Bayhan, yarışmadan üç yıl sonra bu kez 'polisle çatışmaya giren' otomobilden çıktı. Yanında babası var gene, gözlerinde ise "Benim burada ne işim var?" diyen ve 'anne babayı yargılamayan' aynı şaşkın bakışlar...

bknz : http://www.milliyet.com.tr/2007/03/28/yasam/axyas02.html


(bu haberi de okuyunca , ister istemez bi onceki habere gitti aklim .. karisik hayatlar .. sallantidaki hayatlar .. huzursuz hayatlar ... sonra , uzun zamandir neden turk medyasini takip etmedigimi hatirladim :(( tum berrakligiyla :( bu aksam nerden estiler de okudum yeniden , tum ic dunyam allak bullak oldu . bi bu haberle degil tabii .. o kadar da naif degilim :P ama genel olarak haberlerimiz facia , ne yalan soyliim .)

12 comments:

Nalan said...

Bayhan tadindaki hikayeler o kadar cok ki ulkemizde...belki de bu topraklar bu hikayeleri seviyor...Mesela gecen senelerde bir kiz var, babasi annesini dovuyor ve kendine tacizde bulunuyor diye babasini oldurmus ve simdi hapisanede ve hapisanede calistigi universite sinavinda dereceye girmis...

Esas takildigim konu , aile ve cocuk kavramlari ne kadar degisti...Artik cocuk dogurup kopek yavrusu gibi bir yere birakabiliyorsun...Bir yandan da sevindim, cocuklar sokakta kalmiyor ve yillarca cocuk sahibi olmak isteyenlerde belki cocuk sahibi olabiliyor bu yolla...Ay bilemedim...His yaptim sanirim...

Anonymous said...

Ben Zaman gazetesinde okumuştum bu haberi, hatırlıyorum. Gençlere sadece kendileri için yaşamayı,ve 'ye iç eglen' fikrini aşılarlarsa , sonu boyle hazin biter. Bebekler ortada kalır. Aileler dağılır. Çok acı .

Ayşe Ç.

Tatli Hatiralar said...

Ben duymadim o kizi . Bayhan'i da gecen senelerde turkiyeye gidip gelen arkadaslar popstar firtinasina tutulup donmuslerdi, bi muddet onlar anlattilar biz dinledik, oylece ogrenmis olduk .Yoksa cidden haberimiz olmuyor bu olaylardan , ve ne yalan soyliim iyiki de olmuyor :( keyfim kaciyor sahsen benim . Yalniz bu popstar, Amerika'da American idol diye bi yarisma var, onun birebir kopyasi imis sanirim , ve bi dunya baska program da aynen american tv'lerinden apartilip turk halkina sunuluyormus. buna da cok uzuldum, cunku cogu dengesiz ve berbat programlar ..

herneyse .. Nalancim .. soylediklerinde haklisin . Aile kurumu bozulunca, minnacik yavrucaklar, kurtajdan kurtulmussa, oraya buraya terkediliyorlar .. sonra ne olacak bu cocuklar buyuyunce.. psikolojileri nasil olacak . onlari terkeden anneler nasil bi hayat surecekler .. bi dunya soru .. ay ben de bilemedim .. ben de hislendim :'{

Tatli Hatiralar said...

Aysecim , biraz da sorumluluk soz konusubu tip seylerde . "kendi icin yasamak" demissin, dogru tanimlama bu belki de .. insanlar sadece kendilerini muhimsiyor, 'ben ne olacagim diyor' mesela 'bu cocugu buyutmek bana zor gelecek' diye dusunuyor belki . gencim diyor , baska planlarim vardi, hayatim mahvolacak diyor yada .. ama o masum bebegin daha da genc, miniminnacik oldugunu, onun da onunde onu bekleyen belki upuzun bi hayat oldugunu , ve onun da hayatinin mahvolacagini dusunemiyor .. belki de dusunmek istemiyor .. cok su goturecek bi hamur bu . ne kadar anlamaya calissak da onlari, ben bebeklerin safindayim sanirim . Allah boyle imtihanlar vermesin, ne bize , ne sevdiklerimize , ne evlatlarimiza ..

Ps: postumdan da uzun oldu yorumum :P kusura bakmayin :) ugradiginiza sevindim Aysecim :)

Tatli Hatiralar said...

Nalan, yorumu yazdim, sonra bisi farkettim . yanlis anlama olmasin , o kizcagizinki nispeten iyi bi haber .. yani sevindim onun adina . hapishanede de olsa kendisini gelistirmis , bu takdir ve tebrik edilecek biseydir.

hani bi onceki yorumum biraz negatif gibi oldu da , o bakimdan :)

Anonymous said...

Cok yazik bizdeki bu yabanci olana hayranlik duygusu bitmedigi surece boyle abuk sabuk programlar, ama amerikada 1 numara lanseleriyle turk televizyonlarina tasinmaya devam edecek ve bizim pek secmeden izleyen milletimiz de boylece hizli bir sekilde yozlasmaya devam edecek:(
Beni asil dusunduren bu ortamda yetisen cocuklarin ilerde ne gibi asabiyetler ve arizalarla bizleri mesgul edecegidir. Bugun insanlar olayi stres atmak ile acikliyorlar ote yandan yitirdigimiz orf adet geleneklerimiz bizi biz yapan degerlerimiz kimsenin umurunda degil... Bu televizyon fazlami hayatimizin icinde sanki ne?

ecemsu said...

Ahir zamanı yaşadığımız bu günlerde Yüce Rabbimizin hepimizi her an koruyup rahmetini yağdırması ve kalplerimizdeki imanı artırması duası ile...

iremmm said...

sinir bozucu haberler valaa ama su bebek terk etme isine ben cok sevindim,super fikirrrrrr...ne guzel ıste olmıycekler artık bebekler daha yenı dogmusken..cop tenekeleri,konteynırlarda can vermiycekler...burda da olmalı turkıyede de olmalı kesınlıklee!bunlardan..kıme soylesek ki acep,istemek icinn... :)

Tatli Hatiralar said...

"Beni asil dusunduren bu ortamda yetisen cocuklarin ilerde ne gibi asabiyetler ve arizalarla bizleri mesgul edecegidir." .. demissiniz anonymous.. ne guzel ifade etmissiniz . atina imzami atardim, cok dogru teshis .

Tatli Hatiralar said...

amin diyorum duana ecemsu'cum .. bloguma hosgeldin :) her zaman beklerim :)

Tatli Hatiralar said...

evet irem'cim, insaallah ulkemize de gelir boyle bi uygulama, cunku bizde sanki daha fazla oluyor bu bebek terketmeler, istenmeyen bebekleri oldurmeler .. gelenekle modernlik arasinda kalan nesil, hem batidaki gibi yasamak istiyor, hem utaniyor sonra, ailem cevrem duyarsa ne yaparim diye boyle aci cozumlere gidiyor . insaallah genc nesillere daha guzel daha bilincli egitim verilir de cozum kokunden halledilir, bunlar gecici cozumler tabii .

Anonymous said...

Extra resources can you buy tramadol over counter - tramadol hcl good pain