Thursday, December 20, 2007

diyerem ... BAYRAMIZ OLSUN DA MUBAREK ....


Kurban Bayramimiz herkeslere kutlu ve mutlu olsun, guzellik, bereket ve afiyetler getirsin :) bizim icin de yiyin kurban etinden :'}} oooohh afiyet seker olsun :'}}

yawww simdi turkiye'de kutlamak vardi bu bayrami beeee ..... ooooofffff offf yaa :'{ amcamlarda kelle paca yenecek aksama kesin , gidip onceden kurulmak vardi masaya :{{

Friday, December 14, 2007

yeni bir oyun :)



Yagliboya olayina baslayacaktim...

baslayamadim !

halbukisen bizim evde bi sanat calismasidir surup gidiyor . bidiklar eve geliyor, formalarin cikmasi , el yuz yikanmasi bile zor beklenip yallah masabasinda aliyorlar solugu .. sonra biri bitiyor biri basliyor resimlerin !! bikmadan usanmadan ... babam yeteneklidir, annem de .. dayilarim hakeza, (hala ve amcalarimi bilmiyorum) ben zati oldum bittim severim resmi, esim de gayet guzel ciziyor .. anladim bir yetenek olayi sozkonusu .. ama ben yillar once stilistlik hayallerim universite dayatmasi ile suya dustugunden beri bi nevi kustum sanat hayatima .. isletme derslerinde fotokopilerin kenarina ciziktirdigim sapka , dudak , goz, gozluk , ayakkabi vs den ibaret kaldi sonraki yillarda tum sanat olayi (sanat denirse ona da tabii..)

ama cocuklarimdaki bu heyecan bana da sicradi .. dedim ki "ya ben de alayim bi yagliboya takimi, hicbisi beceremezsem duvarlarima tablo olur" :D sonraciima hukumetten destek fonu da aldim . 1. destek fonunu baska harcamalarimda yedim (turp havuc, portakal suyu, half & half, organic yumurta, yeni bi celik servis takimi, iki yeni samdan , cesitli ebatta mumlar vs vs ) . sonraciima hukumete tekrar basvuruda bulundum, 2. fonun cikmasi tabii ilki kadar hizli olmadi, sanat konusundaki kararliligim bi kere suphe uyandirmisti, neticede almayi basardim.

simdi o paraya ellemiyorum ... ve fekat bi turlu yolumu dusurup de michaels'a da ugrayamadim (craft magazasi oluyor kendileri) , bak onun hemen yanindaki burlington'a zirt pirt yolum dustu (hatta daha bugun yine oradaydim, nesrin'le perdelerin onunde yalandik, yeni yatak odasi takimlarini ve home decorlari inceledik, hatta utanmadan tablolara dahi baktim ) .. ama hala daha bi yagliboya takim alamadim ...



yani bilmiyorum ki niye !!

yani bi gary bukovnik , bi ibrahim calli olamayacagim cok acik .. ama yine de bazi hayallerim vardi ufak capli ..

acaba cocuklarin kuru boyalari yahut crayonlariyla mi baslasam ben de ise ??

ya gecmis mi benden bu isler acaba ?

icimin böcügü mu ölmüs nedir !!??

ay sinir oldum kendime !!!!

neyse ...





Nalanciiiim yine super bi oyun bulmus :) okudum onun cevaplarini cok eglendim :)
ben de katiliim dedim :)
efem, Nalanin cumleleriyle ,
"Oyun cok basit :kendini ; yemek, muzik, kitap , renk v.b. olarak birseye benzetiyorsun ve sonrada karakterinle ilgili bir baglanti soyluyorsun.Bu sorulari daha da cogaltabilirsiniz."


yemek olsam ne yemegi olurum ?

portakal soslu pekin ordegi olurum herhalde .. yedigimden mi ? yo yemedim .. ama hos havali duruyor :) butun halde gelmeliyim ama masaya ! gecen thnxgiving de yemege davetli oldugumuz arkadas zahmet zahmet ugrasip mis gibi kizarttigi caaanim hindiyi parcalayarak getirdi masaya :P sonraciima iyi parcalayamadigi icin hindinin didilmis tavuktan hic bi farki kalmadi . canim oldu mu hic simdi ?? ben dedim sana (tum kibarligimla) "elleme benim gibi mutfaga dalmamis arkadaslar da gorsunler hindinin guzelligini muhtesemligini, masada parcalamak zor olursa biz de seyrederiz, sart mi illa yemek" dedim .. ama dinletemedim ... pragmatik bi arkadasti, gorsellikten ziyade islevine bakanlardan hani .. bana kalsa ac oturur yine de seyrederdim (ve seyrettirirdim) o hindiyi, "waaay be , ne ugrastim, ama degdi, ne super gorunuyo di mi" diye 40 bin defa da sorarak :}}}


muzik aleti olsam ne olurdum ?

gitar olurdum .. sonra da rodrigo'nun gitar koncertosu olurdum .. sonra da yaz aksamlarinda calinan baska guzel slow parcalar olurdum ..
(elektro gitar felan diil ama klasik gitar)


araba olsam ne olurdum ?


bugunlerde bi firsat bulsam mercedes CL65 AMG olurdum, ama realist olacaksak herhangi bir van, icinde buldugum ahval ve seraite daha uyum saglayacak gibi .. hani coluk cocuk dolusmak acisindan ... dodge ve chrysler vanlerde yeni kasalarin koltuklari da katlanip icine girebiliyor ki super bi olay :) ama Allah biliyor ya , arada at arabasi da olasim geliyor ... gunler sooooyle aheste aheste tikir tikir , manzarali manzarali akip gecse keske diyerekten... ama normalde mercedesim yani :)))


aylardan hangisi olurum ?

temmuz olurum :)) sicacik sicacik :) dogumgunum olurum :)


ayakkabi olsam ne olurum ?

bilen bilir, kesinlikle civi topuk bi ayakkabi olurum :)) klasiginden :)


efem bakalim ..

kiyafet olsam ne olurum ?


ya bana kalsa kafkas kizlarinin giydikleri su guzel kirmizi elbiselerden olurum :) hani bele oturan bi kaftan asagi dogru uc etek seklinde aciliyor, sonraciima onun da altinda baska bi can etek var, kollar boyle valero seklinde dokuluyor , nakisli makisli felan :) bayilirim :) yukarda bi cerkes (adyga) dansindan goruntu bulanildim .. iste bunlardan :) ( ya ben aslinda onlarin danslarina da hastayim, o da ayri)

(bunu da ben ilave edeyim) renk olsam ne olurum ?

her renk olabilirim aslinda :) her rengi severim, hepsini ... ama favorim, sut beyaz :) cig beyaz diil, sut beyaz :) krem :)

bu sobe olayina arkadaslarim iki Nesrin'i (evdeki gazeteci ve beceriksiz gelin'i) , Serra'yi, Zerrin'i (misssgibi) ve ayse yaman'i tikliyorum :) hadi bakalim sekerler :)

PS : Nesrincim, senin sobeni unutmus diilim . onu da bi sonraki post'da yaziciim ins :) opuyorum :)

Thursday, December 6, 2007

bugun icimde nedensiz bir mutluluk vardi ...

(bu cumle aynen Nalan'dan apartilmistir, bkz : http://www.nalangoksu.blogspot.com/ 1 aralik 07 cumartesi tarihli sirin yazisi )

demincek onu okuyordum, ve farkettim :

hakketten ..

benim de icimde bugun nedensiz bir mutluluk vardi ..

ustelik sabah sabah cocuklarla highwayde bir kaza atlattigim halde :}

onumdeki arac buyuk bir sarsintiyla yoldan cikti ve savrula savrula yolun solundaki guvenlik seridine gecti .. Gozlerim buyumus halde ona bakarken bu savrulmanin sebebini farkettim, yolun ortasinda oylece yatan bir kamyon tekeri , ve maaleasef ayni tekerinin uzerinden ben de 70 mil (saatte 120 kmye yakin bir hiz oluyor) suratle gecip sol on tekerimin yerle yeksan olmasina sebep oldum. en sol seritteydik, ani bir refleksle direksiyonu saga da kirdim, ama yine de mani olamadim .

araba ciddi sarsildi, sagimdan vizir vizir akan arabalarin arasina nasil dalip nasil en sag seride gecip nasil guvenlik seridine arabayi cektigimi hatirlamiyorum .
donup baktim, hepimiz saglamdik cok sukur, hatta ne oldugunu bile anlayamamistik. once Yasemin'i aradim, cocuklari gelip almasi ve okula goturmesi icin . sonra esimi aradim, durumu anlattim. hemen gelecegini soyledi . simdi kimi arasam diye dusunuyordum ki (ayiptir soylemesi bu ilk kazam da, polisi mi 911 i mi neyi aramak gerekir bilmiyordum, insaallah da son olur) aramam gereken ekip beni buldu ;)

911 ekibinin gelmesi cocuklar icin super aksiyon oldu, iri yari transformer seklindeki polise ben olayi anlatmaya calisiyorum , arkada uc adet hayran (biri Yaseminin yakisiklisi Fehmi) agizlarinin suyunu akitarak polisin silahlarina uniformasina felan bakiyorlar .. bir de imza rica edecektik neredeyse, " ne kahramansiniz boyle polis bey, u're our hero" felan diyerekten :P arkasindan Yasemin gelince cok uzulduler, "yaaaaaaaa amaaaaaaaa yaaaaaaa" diye tingirdiyorlardi onun arabasina gecerken, onun yerine polis goturuverseydi okula, gunumuz taclanacakti handiyse .

sonra esim geldi, nobeti o devraldi, ben esimin arabasiyla eve dondum, epeyce beklemis yazik ama sonra AAA gelmis, arabayi cekmisler, esim arayarak durumu bildirdi, araba akslarimin saglam oldugunu ve tum hasarimin bir tekerlekten ibaret oldugunu ogrendigimde cok sevindim tabii, verilmis sadakamiz varmis . Bu beni baska sadakalar vermek noktasinda bir hayli istahlandirdi ne yalan soyliim .. Bu soguk karli kaygan gunlerde ve yollarda, bilhassa uzak mesafelere giderken muhtac birilerini sevindirelim, bu ama bir homeless'e sicak bir yemek olur, ama Afrika'daki aclar icin bir banka hesabina para yatirmak olur, ama yalniz yasayan yasli komsunun kapisini calip bir iki kelam etmek olur, hepsi de sadakadir nihayetinde, gonul almaktir, eminim ki pek cok kazayi belayi da savacaktir .
hayat suprizlerle dolu .. hepsi tatli olmayabiliyor bu suprizlerin, bliyorsunuz :)

iste boyle :)

sonraciima cok sarsildim tabii , sarsilmadim degil, bilhassa sabah ayazini yiyen zayif bunyem sarsildi :P normalde kendimi kendinden motorlu sandigim icin ince kisliklari tercih eden ben, boyle ani durumlarda ne cok aciz kalacagimi aynel yakin musahede ettim. hayir neticede sicak evden cikip sicak arabaya binip sicak baska bi binaya gidiyorsun, arada iki dakka "disarda kaldim ve aaa hic usumedim, usumuyorum ben yaa ' felan diye gezinmenin ne alemi var ortalikta di mi .. tabii bir musibet bin nasihattan evladir, demek ki ben kendinden motorlu filan diilmisim, herkes gibi usuyen siradan bir ölümlüymüsüm. silkindim ve kendime geldim, ve kendimi arabada kalin bisiler ,giymesem bile en azindan bulundurmak noktasinda ikna ettim . yoksa cleveland ayazi feci carpiyor insani !!! iki saat dislerim tikirdadi yasemin'in evinde .. yasemin'de ne ariyodun diye sorarsiniz simdi, soyliim, hani kazadan sonra cok sarsildim ya, evin anahtarlarini kendi arabamda unutmusum, eve geldim ve kapida kaldim, sonraciima canim arkadasim da beni kahvaltiya davet etti, e ben de kabul ettim haliynen .. kisa gunu kari :)

sonraciima eve gelince annecigimle babacigimla konustum, iyilerdi,keyiflilerdi . biz de iyiydik, insaallah iyi oluruz hep boyle, Allah esirgesin hepimizi, hepinizi , kazadan beladan musibetten .. amin :)

ogleden sonra cocuklari almaya giderken hava gunesliydi, gokyuzu piril pirildi . hava da ilik olunca sabaha gore , eve gelince izin verdim, cocuklar karda oynadilar doya doya, burunlari kizarinca iceri aldim, sicak corba ictik hep beraber :) mutad oldugu uzere odevleri yapmaya gecmistik ki hic beklemedigim bir sey oldu : ilk defa bir kitabi okudular , 3 kelimelik cumlelerden olusan 7 sayfalik bir kitapti , ikisi de okuyunca sasirip kaldim, cok duygulandim :) muthis gururlandim :)


aksam da bahceme tam 7 tane geyik geldi. cok guzellerdi :) Omer bey " bunlar geyik diil, boynuzlari yok baksana" dedi, sanki boynuz geyik olmanin bir sartiymis olmazsa olmaziymis gibi :) simit attik aclardir diye, kokladilar, ama yemediler .. karsilikli bakistik biraz , bizden korkmadilar , insanin icine isleyen cok guzel gozleri vardi :)


(foto tamamen sahsim tarafindan cekilmistir. kotu kalite olusu bundandir. cunku, evet, maalesef ben hala berbat fotograf cekmekteyim :P ayriciyetten resimde sadece 3 geyik gorunuyor, cunku digerleri poz vermeye yanasmadiklari gibi bi de habire dolanip durdular, ben de hepsini bi resme sigdiramadim maalesef. zati elim de titremis cekerken, resim bi hayli bulanik .. idare edersiniz artikin :})

gece yatmadan once elma portakal yedik, omer sallanan alt disi kirilmasin diye yandan yandan isirmaya calisiyordu, ona bakip gulustuk :)

hmmm .. dusundum de ... kazaya ragmen nedensiz bir mutluluk vardi uzerimde demistim ya ...mutluluklarimin bi kismi nedensiz degilmis herhalde :)

oyle degil mi :)

Friday, November 30, 2007

I'm back :)


evet yine ..
yine actim arayi :{
sorry ..

ne bayici bi blogum diil mi :P

arada gelgitlerim olabiliyor boyle , taniyanlar bilir :{

ve fekat bu kez benden kaynaklanmiyordu,
cidden ..

yine de ,
oncelikle,
bir aydir sizlere cektirdigim cocuk sarkilari iskencesinden dolayi ozur dilerim :}} ben kendim sahsen pek giremeyince kendi bloguma anlayamadim cevreye verdigim zararin buyuklugunu :} sorry :{{

isteyerek olmadi ama dedigim gibi ...
columbus'tan cleveland'a tasiyacaktik evimizi .. (bir vakitler cleveland hakkinda bi post yazmistim, epey de atip tutmustum, sonraciima kendimi cleveland'da buldum, simdi dusunuyorum da bi daa yazarken daha dikkatli olmak lazim :P )

bu tasinma olayi biraz uzun surdu , ben de tahmin etmiyordum bu kadar uzayacagini acikcasi ...

once esimin islerini ayarlamasi gerekti, bu muddet zarfinda columbustaydik, cocuklari okula baslattik (bu kismini biliyorsunuz)

internetsizdim , ama columbus benim ilk goz agrim, dostlarla ozlem giderme fasli oldu , canimin ici mallerini de ziyaret ettim tabii, onlar da ozlemislerdir beni diyerekten :D

sonra ev bulduk cleveland'dan, tasinmak icin application verdigimiz evi beklemek zorunda kaldik, ki bu da 4 hafta kadar surdu , cocuklari cleveland'daki bi baska okula naklettik, yeniden sil bastan okula alismalari gerekti (bu kismi da biliyorsunuz) ...

sonra tasinma merasimleri ...
o kismi hizli oldu gerci .. ozlemisim de evimi :} o kadar hizli yerlestim ki esim bile inanamadi :) hatta bendeki bu aski gorunce biraz butce kiyagi da yapti , ufak tefek update ler yaptim bu sayede canim evimde :) seviyorum ben evimi :) home sweet home :)

neyse .. bir vakit de interneti bekledik baglansin diye ... ne hikmettirse 1 hafta surdu hatlardan kaynaklanan bi arizanin duzelmesi .. eglenceli diil tabii .

ama rehabilite etme imkani buldum bu muddet zarfinda kendimi :)
en guzeli de bu oldu :)



cocuklari okula gotururken acele etmem gerektigi icin highway'den gidiyorum, 15 dakkada . donuste ise sallana sallana lakeshore denen gol kenarindan geliyorum, aciyorum klasik muzigi , tingir mingir, agaclari , yapraklari, evleri , parklari, , tabii o kocaman golu seyrede seyrede donuyorum .. 45 dakka bazen 1 saati buluyor eve donmesi ama kimin acelesi var ki :))

ruhum dinleniyor ..

ruhumu dinliyorum ...

ozlemisim :)

Wednesday, October 17, 2007

simdi okullu olduk !!!




okullu olduk .. evet!!!

siniflari da doldurduk !!!

maaile hem de !!!

ikizlerin okul meselesinin biraz civcivli olacagini hissediyordum (daha once bi preschool maceramiz olmustu, da ben onu ogretmenin yasli olmasina vermistim , hani yasli kadincagiz ne yapsin cocuklarin seviyesine inmesi zor oluyor felan diyerekten) ...

ama bu kindergarten olayi "biraz civcivli"nin bihayli fevkinde , son derece renkli oldu :{

hergun maaile tasiniyoruz okula , en sonunda esim pes etti benim vaktinde isimde olmam lazim, ayip oluyor ama dedi . simdilerde Yaseminciim (arkadasim) katlaniyor bu cileye, kizcagizin beyaz yuzu hergun kirmiziya donuyor cocuklari sinifa sokucam diye dil dokmekten .. benim zati nevrim dondu , ne zormus 5 yas ergenligi, dayak yemise donuyorum her sabah ... saka diil ciddi ciddi okul sendromu basladi, her sabah karin agrisiyla uyaniyorum, iyyyyyy olamaz yaaaa Allahim yine okul var bugun diye :{

halbukisen neler dusluyordum, kafamda onlari en gec iki hafta icinde evden el sallayarak yuzumde pembe bir tebessumle ugurlamak projesi vardi ..

tatli bi hayal olarak kaldi tabii .. mumkun olamadi ...

cunku ilk hafta hep sinifta oturdum, nerde kaldi evden el sallamak, sinifin kapi penceresinden el sallamam bile kabil olmadi. sinifta minik yavrularimla el ele diz dize oturduk hep :P haftanin sonuna dogru ogretmen hanimla (ki genc olmasina ragmen kendisi bende biraz Alman murebbiyeler intibasi uyandirdi, bi hayli disiplinli) goz temasina girmemek icin ben de kafami mumkun mertebe onume egip resim felan cizip yahut kalemtrasla kalem acmak gibi yan islerle istigal etmeye basladim :P

bu haftanin ertesinde sinif vizem son buldu, "cocuklarin iyiligi icin" sinifta durmamam rica edildi, ki esasen ben de bunu istiyordum, ama ayip olur diyerekten hani iki home sick cocugu birdenbire ogretmene birakivermeyeyim diye (ki malum zati biraz egitim yilina geriden girmek zorunda kaldik, biz geldigimizde okullar acilali 1 ay olmustu) hani yardimci olayim babindan sinifta takiliyordum , biraz turk alicenapligi , biraz da tabii ikisi birden bacaklarima sarildigi icin koridorlarda fazlaca bi manzara yapmayalim diye mecburiyetten :P :P

bu arada baktim ikisiyle birden basedemiyorum (z)(ogretmen ve ben) , 2. hafta bidiklari iki ayri sinifa koydurttuk mudurden rica ettik de ... simdi tek ogretmen yerine iki tane birden ogretmen ugrasiyor, iyi oldu bi yerde, anca haklarindan geliyoruz ;) zaten ikizlerin ayni sinifta olmasi cok da uygun diilmis, pedagoglar pek tavsiye etmiyorlarmis, neden oldugunu aynelyakin ogrendim ben kendim sahsen bir ikiz annesi olarak, biri aglayinca digerinin de moralini bozuyor, o da aglamaya basliyor zira ! sonra ogretmen ziyan oluyor arada , bi dusunsenize diger aglamak icin heveslenen ama cesaretini toplayamadigi icin yutkunan bi iki sinif arkadasi daha gaza gelip koyverseler kendilerini !!! dusunemiyorum yani !!! zir zir zirlayan bi yigin cocuk !!!! cok zor meslek su ogretmenlik, neden secmedigimi pek iyi hatirlamis oldum bu vesileyle !! bunlarin daha bi de gercek ergenlik cagi olan lise yillari var :P ki o zaman sirinlikleri de gececek, bi bes yas gibi olmayacaklar haliyle, sadece sinirbozuculuklari kalacak :P Allah lise ogretmenlerine sabirlar versin :}

neyse ... bu aralar tum mesaim ama cidden tum mesaim benim minik bidiklarim :}}

okula gidiyoruz iste sabah 8'de (bahsetmis miydim:P) , sonra ogleden sonra 4 gibi eve geliyoruz (genelde donusler iyi oluyor gayet keyifli oluyorlar) sonra onlarin banyosu, yemegi , duzenli bir psikolocik ic dokme seansi, okulda ne oldu ne bitti, iyi iydi kotu muydu (ki arkadaslari ogretmenleri hepsi iyi hicbi sorun da yok o yonden ) moral takviyesi olsun diye hep beraber oyun oynuyoruz, sonra ev odevleri felan derken (yaaa bi de ev odevleri veriyor ogretmenleri, Allahtan ki masa basinda hep beraber calismayi cok seviyorlar da o kismi o kadar da eziyetli olmuyor) bi bakiyorum ki gunum bitmis bile ! saat 8 - 9 gibi de en gec sizip kaliyorlar da ben de bi rahat nefes aliyorum .. yalniz perisan oluyorum tabii ! cok zor is bu yaaaa ... hayret yani hic tahmin etmezdim , okul donemi, neguzel onlar okula gitcek, ben de hoooop mall'e gitcem diye dusunuyordum , rahat rahat oooooh pek guzel olacakti hesapta ama yolunda gitmeyen bisiler var iste :P daha bi mesgul oldum maalesef :P

neyse gececek insaallah ... yani oyle umid ediyorum .. gerci 3. haftamiz olmasina ragmen hala daha gelisimiz son derece muhtesem oluyor, koridorlar hareketleniyor bir anda , varligimiz aninda hissediliyor felan ama ...

bu hafta daha umitliyim .. Omer ilk defa dun sabah (biraz kizginca da olsa) cantasini kaptigi gibi kendi sinifina kendisi gitti .. mudurun odasindaydik yine (her sabah oldugu uzere) , biraz trip felan yapti ama yine de cantasini yerlerde suruye suruye arkasina bakmadan , ve mudurun elinden dahi tutmadan kendi sinifina gitmesi dogrusu gogsumu kabartti, yine de gururlandim bi yerde !! simdi sira Rana'da ... dualarinizla arkadaslar .. insaallah .. bacaklarima yapismadan mutlu mutlu sinifa girecegi gunleri iple cekiyorum ...

gercekten :}

Monday, September 17, 2007

itiraf edeyim ...


koskoca bi 3 senenin ardindan ...


turkiye ...


nasil anlatayim bilmiyorum ki ....


ruya gibi geldi .


ruyada gibiydim ...


cok guzel oldugu icin mi?


amerika'dan bile guzel oldugu icin mi ?


super gelistigi ve degistigi icin mi ?


degil aslinda ...


bunlarin hicbiri yuzunden degil ...


sadece ve sadece "benim turkiyem " oldugu icin ...


bi zamanlar yasadigim ve alistigim, sevdigim (ya da sevmedigim) herseyi icin ...


itiraf edeyim ,


ne kadar ozledigimi aslinda gercekten hic anlayamamisim ben ...


bir ozlem vardi icimde , biliyordum ...

anlatip anlatip kafanizi utuluyordum hani ;)


ama gelince , ayak basinca anladim , aslinda hic anlayamamisim ben ne cok ozledigimi ...


izmir'imi ...

aydin'imi ...
ailemi ...
dostlarimi ...

carsi pazarimi ...
deniz kokusunu ...

yosun kokusunu ...

balik kokusunu ...
kavrulmus cigdem , sicacik leblebi kokusunu ...
cercop savrulmus kalabalik sokaklarimi ...
egri bugru kaldirimlarimi ...

her dukkandan ayri ayri dagilip ortada bir gurultu kesmekesi olusturan cistaka sarkilari ...
korna seslerini ..

gunun telasesini kosusturmasini ansizin boluveren ezan seslerini ...

sabahlari "taaagzzeee gevvvreeeeeeeeeek" diye bagirarak evin onunden gecen gevrekcileri ...
orda burda oynayan kosusan cocuk civiltilarini ..

sokakta hep beraber dondurma yalayan aileleri ..

rengarenk vitrinleri ...

sirnasan sokak kedilerini ...

gunesin altina yayilip uyuklayan tembel kopekleri ...

zeytin agaclarini ...

karabiber agaclarini ...

mandalina agaclarini ...

papatyalari ...

dalindan taze kopmus bardacikin agzi acitan sutunu ..

izmirimin enfes sultaniye uzumunu ...

envai cesit baligin siralandigi ampul ampul isiklandirilan balikci tezgahlarini ..

denizin kopurup kopurup cosan dalgalariyla islanmayi ...

sicacik kumlarda eselenip pek lazimmis gibi deniz kabugu toplamayi ...

kiyida ayaklarinin arasinda gezeleyen minik baliklari ...

aksam gunesinin yakamozlariyla suslenen siyah ferforjeli rengarenk yazlik evleri ...

sipilik terliklerle bulvarda voltalayan yurdum insanlarinin arasina karismayi ...

karisip yine onlardan biri olmayi ..

sanki hic onlardan ayrilmamis gibi ..

sanki hic oralardan ayrilmamis gibi ...

sanki araya hic uzun seneler , kocaman bir bosluk girmemis gibi ...

hic anlayamamisim aslinda ben turkiyemi ne cok , ne kadar cok ozledigimi ....

gelince anladim ...

cok iyi anladim ...

ve cok istedim tekrar buralara ait olmayi ...
yurdumda kalip yerlesmeyi ...
ve bir daha hic .. ama hic gitmemeyi ...

ama olmadi ...
olamadi ..

kalamadik yine vatanimizda ..


donduk geldik yine kurkcu dukkanina ..

dogdugun degil doydugun yer diye aci bir gercek var ..


amerika'dayim yine ..

yeniden yerlesmek telasindayim ..

canim arkadaslarimi gordum pek iyiyim, hatta pek cok iyiyim,

ama kalbimin orta yerinde kocaman bir turkiye atiyor ,

geceleri bir burukluk , isik isik yakamozlu sahilleri ve deniz kokusu ile uyuyorum ,

uyandigimda her yer amerika yine ...


PS: yaaa yazamadim uzun zamandir, bi ozur borcluyum biliyorum.. ama hic icimden gelmedi ne yalan soyliiim . ailemleydim arkadaslarimla , geziyordum tozuyordum keyfim yerindeydi, vaktim de yoktu pek o yuzden .. sonra amerika isi cikti yine bu sefer donucez telasesi basladi, ailem uzgundu ben uzgundum, kalbim agridi uzun sure , yine yazasim gelmedi ... 1 haftadir amerika'dayim simdi , ancak vakit bulabildim :) aslinda yazacak cooooooooooooook seyim var, ben de calceneyimdir , bi vakit bollugunda sisircem kafanizi :) opuyorum hepinizi :) bu mazeretsiz ihmal icin kocaman bi ozur ;) affedin lutfen ...

Friday, May 25, 2007

Selam Guzeller :))


Jetlag olmus , uyku duzenini hayret bi şekılde sapıtmış ve turkçe klavyeye alısamamış (bu yuzden yazmakta çok ciddi sıkıntı çeken) bi bendenız olarak iste yine karşınızdayım :) derhal bı Q klavye ayarlamam lazım :P
süper mesajlarınız, artı telefonlarınız, artı ilgi ve alakanız için teşekkur ederim :))) mesajlara da cevap yazıcam bı ara vakıt bulunca ınş , ama şimdi arayı soğutmadan bi toptan teşekkür edeyim hepınıze dedim :)) sağolun, çok incesiniz hepınız :)) çok mutlu ettınız beni gerçekten :))
uzun zaman yazamadım malum bloga ...kısa da olsa bi iki havadis vereyim bizden :)

super harika bi yolculuktan sonra 19 mayıs ogleden sonrası bomba gıbı indik izmir havalimanına :)
tüm check ın lerden sorunsuz geçtık, valizlerimiz hiç biplemedi, hiç kurcuklanmadı. sadece benim el bagajları biraz (aslında bı hayli) ağır gelince bi tanesını daha alt bagaja vermek zorunda kaldık, o kadar. tartmıyorlar sadece boyutuna bakıyorlar dıye dusunuyordum meger tartıyorlarmıs. new york´ta tartıda gülle gibi çıktı valiz :P kadıncağız da şaşakaldı, ne doldurdunuz buna boyle diye ... bilsem :)) acele acele tıkmıştım içine işte bı dünya bişi :)) her milimetrekaresi doluydu zavallıcıgın ...

sonracııma uçakta yemekler de çok guzeldi . çocukların ve eşimin engınarlarını da ben yedım,onlar yemeyınce , zeytınyağlı limonlu, ooohh afiyet şeker oldu :)) Turk hava yollarının hostesleri superdi, new york uçuşunu tavsıye ederım arkadaşlar, hostesler aralıksız hizmet ettiler, bı dedığımızı ikiletmedıler, super kalbimizi fethettıler . ama sonra izmir uçagında tanıştıgım teksas´tan bı bayanın dediğine göre chicago uçuşunun hosteslerı faciaymış, çok snob bulmuş hostesleri bayan .. gelirsenız new york üzerinden gelin derim ben şahsen o zaman :))

istanbul´a indiğimizdeki duygularımı anlatamam ...
üç yıldan sonra ....
eşim coşa gelip toprağı opmek istedi ama her yer asfalt ve granit döşeliydi, toprak bulamayınca bu hevesi kursağında kaldı :P isabet de oldu gerçi :P

yolculuğun en bi komik olayı, columbus´ta bindiğimiz Delta Airlines uçagının biletlerinin fazla satılmış olmasından mutevellit, kaptan pilotun ve hostesın bi müddet 'ucagımız cok agır oldugu ıcın havalanamamaktadır. Lutfen 5 yolcu gönüllü olup inerse , uçuşa geçebılecegiz' diye anons yapması idi ki bu aynı zamanda bı o kadar da tracikti. boyle bi amelelik olur mu yani !! niye satıyosunuz kardeşim madem ?? sonra hiç kimse gönüllü olmak istemedi tabii (normal olarak) , yolcular birbirine bakıştılar (sen iniversene gibicesıne), sonra gözlerini kaçırdılar, (ne incem ben yaaa , işim var gücüm var, sen in asıl gibicesine) sonra hostese söylendiler (çok ayıp bu yaptığınız,bizi ilgilendirmez bu sizin hatanız, derhal uçuşa geçin) dedıler . sonraciima pilot da iyi madem dedi, tum bagajları uçaktan indirtti , uçak böylelikle hafifledi ve sefere başladık . Ama tabii ızmıre geldıgımızde orada indirilmiş olan bagajlarımız hala daha amerıka hudutlarından çıkamadığı ıçın biz de carry in´lerı alarak bizi karşılamaya gelmiş olan iki kardeşimin iki arabasına ooooohh rahat rahat dağılıp yayılarak eve geldik :)) bi dunya valizi taşıycaz derdı çekmedık boylelikle. ertesi gün valizlerimizi kapıya teslim etmekle gorevlendirilen THY gorevlisi adamcagız bizim devasa valizlerimizi höfleye pöfleye taşırken içinden bizi hayırla yadetmiştir herhalde :P :P ama bence Delta'ya kufretseydı daha hakkaniyetli olurdu .. sonucta bizim ne kabahatımız var ama di mi !!

Allah'a çok şükur herşeylerimiz tastamam sapasaglam geldıler :)) buna çok sevındım cidden :)) eşim de en çok o valizlerden çıkan süprizlerime sevındi (!) :P
'hangi ara aldın da ne zaman valize koydun bunu (bunu, bunu , ve bunu...) ' dıyerek takdirlerini sundu bana :) ve fekat anlayamadım sonra neden türkiye'de alışveriş olayını yasakladı ki acep bana :P halbukisen gayet olgunlukla karşılamış gıbı görünüyordu , ve yine halbukısen Turkiye uçmuş gidiyor, herşeyler fecı janjanlı , cici ve guzel !!! ağzımın sularını akıta akıta geziyorum vıtrınlerı resmen ... cok zevkli milletiz cıdden !! kendimizi takdir ettim !! yakında bu konuda hepinizi aydınlatıcı uzun bi post yazıciiim .. turkiye modasını ve ABD'den getirilmesi gereklı ve gerekli diil, hatta kesınlıkle getırme, burda daha superlerı var olan şeyleri lıste liste açıklıyciiim :))

yani ümid ediyorum kısa bı zamanda .. malum geziyorum ya bı yandan ... pek vakıt de bulamıyorum şimdilik .. bilgisayara hemen hemen hiç gıreedım epeydır.. bu postu bile güç bela yazıyorum vakitsizlikten. tek sebep bu degıl tabıı .. 2. sebep dediğim gıbı klavye !!! şurda ikicik bişi yazıcam, klavyenin üzerindeki her bi tuş başka bı yerde !! resmen sinir geldi !! 3. sebep: bizim laptopun ınternetini henuz alamadık. izmir'de hadi iyi kotü babamlardan otlanıyoruz da aydın'da internetimiz hiç yok . internet cafe denen olaya takılmak ıcab ediyor kı bı dolu irili ufaklı çocugun ciiiv cuuuuvvv diye bilgisayar oyunları oynadığı, gençlerın de chat yaptıgı o mekanlara gırıp de karizmayı çizdirmeye şimdilik pek niyetim yok :P

yarın da bizim valizleri gorunce gözleri korkan annemle babama takılıp yenı gardrop alıciiz bizim odaya .. malum !! sığamadık !! akşamında Gülenaylardayız (bedialar da gelicek!!) ;)) çi kofte yapıceklermış bize :)) ehi :) pazar gunu de Prenses otel'de nikahı var arkadaşımın, yemekli, ona katılıciiz .. bugun de onun kınası için Aydin'dan kalkıp geldım zaten .. iki üç gündür aydın'daydım ..

kınada bi çok kişiyı tanıyamadım, çok üzüldüm .. benım ufaklık olarak bıraktığım çocuklar da büyümüş, genç olmuşlar :P onları da tanıyamadım :(( hislendim .. ama kına olayı da aşılmış ana vatanda !! süper bı kınaydı yani, bizim amerika'da yaptıklarımız biraz demode olmuş , yeni kınaları da anlatırım sıze bı ara ıns :))

neyse .. gec oldu .. artık yatsam ıyı olcak .. saat geceyarısı 2:20 .. herkes uyudu ben hariç .. benim de uykum geldı .. nighty night :)) bi dolu yazım hatası icin özür dilerım .. cidden bu klavyeyle yazmak , yılların alışkanlıgından sonra bana çok zor geldı .. sorry ..
gorusmek uzere :))

Friday, May 18, 2007

columbus havaalanindayim ..

saat 12'ye 5 var .. C53 numarali gate'deyiz . havaalaninin ici disariya gore serin , corap giysem tam super olacakmis :P

babamin minicik cici laptopundan bi post atayim sizlere dedim :))

yaklasik yarim saat evvel Halide Abla Seden Nazli Sumeyra ve Sueda ile vedalasip check in'den gectik . cocuklar arkadaslariyla vedalastilar, cumbur cemaat ..o arada havaalanindaki marketten dondurma asirmaya kalktilar bi ara, bi baktik hepsi dondurma dolabinin icine sarkmislar yari bellerine kadar birbirlerine dondurma ikram ediyorlardi comertce .. market sahibi kadincagiz Allahtan anlayisli bi kadindi, gulumseyerek bekledi bizi, biz de sevgiyle kazidik cocuklari dolaptan :)))

Rana hanimin bilezikleri check in de ottu guzel guzel .. o da sinirlendi ve check in'den gecmek istemedi . sonra ben diger tarafa gectim, cagirdim ancak oyle gelmeye razi oldu kucuk hanim :) 5 yas inadi !!

dua edin kizlar ... insaallah sakin huzurlu keyifli bi yolculuk olur :)))

hepinizi kocaman kocaman opuyorum, arayamadiklarimi turkiye'den ariyciim :)

annecim babacim , TIR tutmussunuzdur ins :) valizler epeyce var da :)) istanbul'a inince arariz sizi ins :)
sizi de kocaman opuyorum canlarim benim :)))))

Thursday, May 10, 2007

yolcuyum :))


gunler hizli hizli akip gidiyor ..

sayili gun cabuk biter derler ya ...

amerika'da da bi laf var " hayat tuvalet kagidi rulosuna benzer . sonuna yaklastikca daha hizli doner" diye ...

ama sanirim benim durumuma birinci soz (bizimki) daha cok uyuyor :)

turkiye'ye yolculuk yaklasti ...

sec sec sec esyalari, valizleri doldur , evi toparla ,
sonra olmadi bi daha dok valizleri, bi daha matematik hesaplarini yap,
bu olur bu olmaz, bu agir, bu hafif, bi daha toparla ,
sonra bi daha
bi daha ...
ev batip batip cikiyor her gun ...

o arada kostur kostur kostur alisverise cik (varmis gibi eksik tamamla) ,
gezmelere git , arkadaslarla vedalas ...

dun gece saat 10 gibi eve geldik, cocuklari yatirdik, bi degisiklik yapalim, "kurtlar vadisi"nin yeni bolumunu seyredelim diye oturduk soooooyle bi rahat ayaklarimizi uzatip karpuz tabaklarimizi elimize alip ... ben 15 dakka gecmeden oldugum yerde sizmisim :P
zaten demistim esime bu dizi beni bayiyo artik diye :P :P baydi cidden :P

dunun guzel suprizi : canim cok fena tatli cekiyor diye aksam dindinlanmistim bi ara .. sonra eve geldik, 10 civariydi (bknz yukardaki paragraf) ben cocuklarin sutlerini hazirliyordum , kapi caldi "Allah Allah !! hayirdir kim ki simdi?" oldum, kapiyi actim , bir tabak uzandi araliktan .. bir tatli tabagi :))) canim arkadasim Mehtap eve gitmis, tatliyi kapmis, sonra tekrar bize gelmis, sirf ben tatli istedim diye :))) yakin mesafe zannedilmesin, arabayla 10 dk git, 10 dk gel .. cok duygulandim :'}} bitanesin Mehtapcim :)) ben de seni COK SEVIYORUM .. bak dun soyledim , yarim agiz soyledim sandin , simdi 3 milyar dunya nufusunun hepsine ilan ediyorum (malum hepsi okuyor bu blogu :P) sen de benim canimin icisin :)) tatli getirdin diye diil :P ben seni ilk 4-5 sene once bize o enfes paticanli kebap yemegini yaptigin zaman sevmistim :P :P


CUMARTESI gecesi apayri bi konu ..
bugun gunlerden persembe di mi .. evet persembe ..
uzerinden 4 gun gecmis .. ama oyle bi geceydi o !! unutmak mumkun diil ...
SAAT SAAT hatirliyorum o geceyi :))
asla da unutmiyciiiiim :))
SAATe her baktigimda da hatirliyciiiim :))

peki yazacak miyim ?
belki ..
belki de yazamayacagim hic bi zaman .. cunku ..

yazilacak bi gece diildi ...
buraya aktaramam o duyguyu ..
yazmak istemem .. benimdi o , omrumce hatiralarini hafizamda itinayla sakliyciiim :)

esasen benim gibi ozelleri cok olan,
bi cok seyi kendi icinde kendi kendine yasamasini seven biri icin dusunulmesi gereken bisi blog !!
ben yeri gelir en yakinimla bile paylasmam cok duygularimi ,
paylasinca buyusu kaybolacak diye ..
peki o halde niye yaziyorum ben bu blogu ?
bilsem !!!! :)

neyse .. guzel bi geceydi bu kadarini bilin ..

vedalasalim diye ayarlamis arkadaslar eksik olmasinlar :))

emegi gecen tum dostlarima buradan KOCAMAAAAAAN cani gonulden bi tesekkur edeyim :))

Kizlar siz var ya !!! Siz !!! YIKILIYOSUNUUUUUZ !!!

BOMBASINIZ HEPINIZ !!

diger sehirlerden hic usenmeyip gelen tum guzel arkadaslarima ayri bi tesekkur !!!
en KOCAMANINDAN !!

geceyi paylastigim canimin ici Seyda ve Nilufer'imi de burdan kocaman opuyorum :)
elbet buluscaz yine bigun ;)) bu boyle yarim kalmayacak :)))

kizlar ...

ben hepinizi cok seviyorum ...

cok ...

PS: bi muddet yazamayabilirim .. malum yolculuk telasi ..

halihazirda da pek yazamiyorum ya gerci .. mixed feelings :} sorry :}

cok acmam arayi ama . merak etmeyin ;))

daha izmir i yazicam size :)))



PS: opuldunuz :))

Sunday, May 6, 2007

charlie ve melekleri ;)

(charlie) - charlie ve melekleri'ymis !!!
biktim bu meleklerin nazindan cazindan !!!
masraflarina da yetisemiyoruz, ayin sonu nasil gelcek diye isin yoksa dusun dur !!

- yok yok ben bi guzellik dusunuyom !!
yok bundan sonra melekler felan !!!
solo caliscam artik !!!
yetti beaa !!!


PS: columbus pazar okulunun sevimli kahramanlarina opucukler :)

Thursday, May 3, 2007

deniz .. izmir ... muzik ..




izmir kiyilari ...

kivrim kivrim yol akar gider kiyilarda ... gunes isil isil yakamozlanir denizde , arabaniz akip giderken , siz yolu degil denizi seyredersiniz ..
bodur makiler , kekik ve karabas otlariyla susludur denize kavusasiya kadar toprak . kumsallar genelde taslidir , cok kumluk degildir , ama kim takar ...

denizi mavidir, canli parlak bi mavi , kisin piril piril bir pinar gibi durgun ve cazibelidir , en ilerisine kadar suyun altini cok net gorebilirsiniz, yazin ise dalgalidir kopuk kopuk cosar yataginda ..



sabahlari, guzelbahce'de, seferihisar yol ayrimindaki sevgili okuluma giderken hep o durgun berrak denizi seyrede seyrede giderdim .. balikci limaninin hemen dibindeydi okulumuz, denize 40 mt var yoktu .. sinifta gozlerimiz dalar giderdi mavi sularina , uzerinde salinan balikci teknelerine .. ogretmenin sesi mir mir bi ninni gibi kalirdi kulaklarimda , icim erirdi, imkan olsa da giriversem simdi diye, cantayi formayi bi yana firlatip .. ayaklarimi sokabilsem en basitinden .. serin serin sularina .. (bu okul binasindan cekilmis bi resim , kendim cekmedim, mezunlarimizdan biri cekmis ;)) haksiz miyim simdi , buraya asik olunmaz mi .. )



baharla beraber deniz de hareketlenir, kipirdanir , boz bulanik bi hale gelirdi .. onu da ben 'deniz insanlarin yuzmesinden hoslanmiyor, kapris yapiyor ' diye yorumlardim :) getirir getirir yosunlarini dolardi ayaklarimiza , bi keresinde bi milyon deniz anasini getirip atmisti sahile , seftali rengi olmustu tum sahil ..

yosun kokusuyla , balik kokusuyla, deniz kokusuyla buyuyen birini ...

kesmiyor oyle nehir , gol felan..

columbus gollerle dolu .. bi cogu suni .. yapma ..

koca mississipi nehrinin bi kolu olan scioto nehri akip gidiyor ortasindan .. boz bulanik , her mevsim kahverengi ... niyeyse bi turlu maviye donmuyor suyu ..

yine de cok basimiz dumanlandiginda, izmirime hasret dayanilmaz oldugunda nehrin yaninda aliyoruz solugu .. yahut da atrium golunde ..

kesiyor mu ?

kesmiyor ..

ama koyuyorum cdye bi grek muzik .. cocukken yaptigim gibi .. gencken yaptigim gibi .. esim itiraz ediyor bazen , aydin'li ya, " dinlemem ben oyle grek rum felan" diyor ..

ama ben cok seviyorum .. daha canak antenler cikmazken yunan kanallarini cekerdi bizim televizyonumuz ;) seyrederdik "aaaa portakulos diyolar.. aaa sarmakis , bizim sarmayi calmislar utanmazlar !! aaa baklavamizi da calmislar" diye diye :) cok sevdigim 'olmasa mektubun' un bi yunan ezgisi oldugunu ogrendigimde ortaokuldaydim, kandirilmis gibi hissetmistim kendimi niyeyse :) okulda yunanca sakirdik hatta , bi yunanli dinlese anlamaz ama ben super yunanca taklidi yapardim ;P :))

simdi de arabada dinliyoruz turkiyeden getirdigim grek muzikleri :) esim kiziyor ama .. napiiim .. muzigin milleti mi olur :)

bi anda ortalik izmir oluveriyor :)

gol , korfez oluyor bi an icin bile olsa ..

martilar izmirden ucup geliyor ..

uzaktan karsiyaka vapurunun sesini duyuyorum sanki ...

Monday, April 30, 2007

300 kere pismanlik !!

iki hafta once pazar gunu ,
columbus'tan iki hayirsever arkadasimizin
"columbus evli ve cocuklularini sosyal hayata kazandirma procesi" cercevesinde ,
bizim iki minik bidiki onlara emanet edip ,
esim ve ben 4 sene sonra ilk defa basbasa sinemaya gittik .

cok super bi gece gecirdik ..

diye yazabilirdim simdi :P

tutup da yanlis film secmeseydim :((






ama olmadi maalesef !

once Imax'e gidelim diye tutturdum , hatta 3D olsun istedim,

'bi daha ne zaman gideriz sinemaya bilinmez, olmusken iyisi olsun' seklindeki tipik turk ongorululugu :{


3D mumkun olmayinca, Imax'deki listede de "300" u gorunce ..
tahmin edebileceginiz gibi
"waaay 300'u kacirmamisim , kac zamandir istiyodum, ona gidelim hadi"
diye soylemis bulundum,
esim de beni kirmamis ve biletleri almis bulundu,
biz kolalarimizi da alip filme girmis bulunduk ...


ve daha acisi da
sonuna kadar da izlemis bulunduk !!!


iiiyyyhh !!! o neydi oyle yaaaa .. bakmayin baslikta 300 dedigime, 300 diil 1000 kere pisman oldum girdigime .

faciaydi !!!

dakka 1, kahraman ve adeleli spartalilar , ozurlu ya da celimsiz dogan bebekleri yallah deriiin ve buyuuuuuk bi kuyunun icine atarlar . nicin ? irklari guclu kuvvetli olsun icun !



dakka 2 , bacak kadar cocuklari birbirleriyle kan revan icinde birakasiya dovustururler . nicun ? erkeklik nedir ogrensinler icun !



dakka 4 , bacak kadarliktan hafif cikmis taze delikanlilari yallah (turkiye'de demekki o zamanlar varmis) vahsi ormanlarin icine vahsi hayvanatin kucagina dehlerler. nicun ? cesaret nedir ogrensinler, ogrenemeyip parcalananlar oh olsun kalsinlar orda kurda kusa yem olsunlar, ogrenip de canini kurtaranlar saglari sollari yara bere icinde spartaya geri donup cesur ve kasli savascilar olsun icun !

film 4. dakkada bitseydi bunlara razi olabilirdik gerci ama bitmiyordu maalesef . 1 saat 57 dakka suren bi iskencenin daha ilk dakikalariydi bunlar , ve ben daha o dakikalarda kolamdan kan tadi almaya baslamis, bu yuzden de icmeyi birakmistim .

filmin geri kalaninda spartali savascilar rolunde bol bol kasli adaleli en iri kiyimindan erkek figuranlar seyrettik . sonraciima akla hayale gelmedik abudik gubudik ocumene gibi yaratiklar (buyulu ormanin icindeki kaf daginin tepesinde yasayan cuzzamli buyuculer), tutsuler icinde kendiliginden havada ucan genc kizlar, kambur vatan hainleri , vs vs..





spartalilar filmden gozlemledigimiz kadariyla ustlerine fazla giyinmeye gerek duymayan bi millet . bilhassa savascilari , ne de olsa savasa giderken mumkun oldugunca hafif giyinmek gerek ki rahatca manevra yapilabilsin, havada uc salto, yerde 5 takla, hoooooop dusmanin tepesinden sicrama, sagindan olanca kaslariyla kivrilarak suzulme seklinde teknik hareketler iste ... (yalniz esimin dedigine gore o kaslar bilgisayarla yapiliyormus) iran ordusundan yagan milyon tane oktan hicbiri de isabet etmedi o vucutlara ya, ben hala ona sasarim (niye sasiyosam artik)

ellerinde de kilic ve kalkandan baska bisi yoktu , 300 de olsa o kadar insan ne yer ne icer, ne bi erzak tasiyan var ne bi su .. gittiler bi de gunlerce savastilar, neredeyse iranin tamamini asker olarak , ulkedeki hububatin tamamini da askerlerine erzak olsun diye getirmis Xerxes'in yarim milyonluk ordusuna karsi .. babalar gibi ... bi ara Kral Leonidas elma yiyordu, bi iranlinin cesedini tek ayagiyla cignerken, savasin 3. gunu muydu neydi , herhalde oldurdugu iranlinin cebinden cikmisti elma :P digerleri onu bile yemediler, ihtiyac duymadilar, cunku cok gucluyduler ( ve sanirim savasa gelmeden once karinlarini guzelce doyurmuslardi)


pers ordusu hepten bi sekildi . bi kismi zenciydi . bi kismi melez, zenci ile beyaz
karisimi bisey . hepsinin gozler surmeli (hani iranlilar cok surme sever ya herhalde inandirici olsun diye :P) bi de lensliydi (lens yeni bi icat diilmis demek ki). kiyafetler spartalilara inat olabildigine satafatli , kat kat , yerlere kadar, agdali bi kumas ve metal yigini . baslar kuzey afrika bedevileri gibi sarilmis, bi tek gozler acikta , bi nevi pece olayi var. onu nasil pers ordusuna copy paste yaptilarsa artik . yani pers ordusu boyle yer yer afrikan, kuzey afrikan, ortadogu , arap, sonraciima yer yer uzak dogu motifleri de tasiyan ilginc bi alasimdi. cozebilmek icin ingredients kismini daha bi dikkatle okumak lazim :P


iranin basindaki tanri-kral Xerxes ise zenciye (aslinda beyaz bi aktormus oynayan, melez gibi bisi cikmis ortaya) benzeyen, insanustu boyutlarda (yaklasik 2,5 metre , hatta 3 bile olabilir) kaslari yay gibi alinmis, yuzu agir makyajli , disleri duzgun, sesi kalin , kiyafet olaraksa ordusunun aksine zincirlerle bezenmis az ve de oz giyinmis bi .. bi ... bi seydi iste .


iranlilar, bi tokat , bi dirsek darbesiyle bile olebilen son derece nahif hassas insanlardi, nerden de kalkip gelmisler o savasa hayret !! spartalilarin onlari haklamasi hakketten de isten bile degildi, nitekim on kisimdaki iranlilar spartalilarca hizli hizli haklanirken, arkadakiler spartalilara saldirmayip , islerini bulandirmayip , siranin kendilerini gelmesini bekliyorlar, siralari gelince de efendi efendi olmesini biliyorlardi. Biz de Imax'in bi guzelligi olarak kilic ve kan ve "aaaahhh !!" "yandim anam!!" seslerini onumuzdan arkamizdan sagimizdan solumuzdan ensemizden son derece net bi sekilde duyabiliyorduk :{{

filmin sonunu anlatmayayim.. bu super reklamdan sonra herseye ragmen filme gitmeyi dusunurseniz, tadini kacirmayayim ;) (zira ben hic sevmem filmin sonunun anlatilmasini)


simdi Iran devleti bu filme niye alinmis ben hala anlayabilmis diilim . (merak edenler icin, mart ayinda konu ile ilgili bi baska yazim olmustu ona bakabilirler... etmeyenler de bakmayabilir) ordularindaki filleri spartalilar denize yuvarladilar diye mi ? yoksa savas makinasi gergedanlarini bi mizrakla alninin ortasindan vurup kullanim disi biraktilar diye mi ? yoksa iranli cesetleri harc olarak kullanip (bi nevi balik gibi istifleyip) kiyida devasa bi duvar insa ettiler diye mi .. yoksa kral xerxes'i hafif kirik gibi gosterdiler diye mi ? ne ??? nedir hala cozemedim !!

bu her 3 saniyede bir ekrana (handiyse ustumuze) "fiiiiirsssch, fiiiiiiiirssch" diye kanlarin fiskirdigi , ne iranlinin iranliya, ne spartalinin spartaliya benzedigi , bi yandan kafa koparan spartalilarin obur yandan bayik amerikan esprileri yapmayi da ihmal etmeyerek dusmani ne kadar onemsemediklerinin gosterildigi , hilkat garibesi ucube yaratiklarin kol gezdigi , filmin neredeyse tamaminin studyoda cekilip bilgisayar ortaminda uretildigi bu xbox video game tadindaki filmi, hic yakisik aliyor mu ki ciddiye almis, bi de almakla kalmayip kinamislar :P hayret !! hayret ki ne hayret !! (asagidaki resimde de goruyorsunuz iste, mavi ekran!!)



cok guzel bi vakti yanlis degerlendirmis, cok guzel bu firsati heba etmis olduk .. Zehracim, sozum meclisten disari :) seninki super bi hizmetti ama biz "tarihi" bi hata yaptik iste :P

yani ben tarihi film severim, hem de cok severim, ama bu film, tarihi film sinifina girmemeli bence. bu, bu olsa olsa mistik bazi guclerin birbiriyle kanli kanli dovustugu bi video game olabilir. 10 - 16 yas arasi dovuslu savasli video game'lerden hoslanan bi oglan cocugu olsaydim, belki daha farkli olabilirdi hissiyatim .

en basitinden o verdigimiz parayla 10 filme giderdik biz..

neyse .. ne diyelim ...

gecmis ola !!

PS: muzigi guzeldi ama .. yigidi oldur hakkin ver yani ..



Sunday, April 29, 2007

baby sea turtle (& omer) walkin on the moon :)

bu post da deniz kaplumbagalarini (aslinda her tur tosbagayi) cooooooook kocamaaaaaaaaaan seven oglusum icin olsun :) dun gece deniz kaplumbagalari ile ilgili belgeseller seyrettik ikimiz beraber :)) babacik ve ranacik uyudular, biz uyumadik :))



- awwwwww .. dustu !!
- yardim edicem ben ona ...
- cooook guseeeell
- di mi anne?

PS: 28 nisan itibariyle bidiklar 5 yasina girmis oldular :)) artik bebek degiller :)

" abiyim ben"
" ben de prenses ablayim"

Thursday, April 26, 2007

kilise hatirasi ..



gectigimiz hafta pazar gunu bi muddettir tanisik oldugumuz bir rahip kendi kilisesine davet etti bizi .. pazar ayinlerine katilalim diye .. turkiye'de elimize gececek firsat degil bu, merak ettigimiz icin gittik . kilise bi afro-american kilisesi .

gerci daha once de kiliseye gitmisligimiz var , bazen davetler aliyoruz boyle :) en son arkadaslarimiz Don ve eugene cifti tarafindan (united Methodist Church'un) noel ayinine davet edilmis, "beyaz" amerikalilarin buyuk bir vakar ve serinkanlilikta gecen programlarini, bizdeki TRT korosunu andiran sarkilarini (ilahi mi demeliyim yoksa) dinlemistik . cok ilginc bir deneyimdi bizim icin :)

hatta esim ve babam bir baska seferinde de yine Don'un davetiyle onlarin ekmek ve sarap ayinlerine de katilmislar ve hatta yanlislikla (onlar icin cok cok buyuk onem arzeden) ekmek ve sarabi da tatmislardi . (sarap, sarap diilmis gerci cranberry juice mis, niye bilmiyorum) . minister bile sasirmis , Don'a "nasil basardin bunu" filan demis . Don da bilmiyorum demis . cunku esasen basarilan bisi yok . olay tamamen bizimkilerin iyiniyetli kaynasma ruhlari :)) yani hristiyan olmak maksadiyla degil , tamamen torene istirak etmis olmak icin, herkes yiyor ayip olmasin biz de yiyelim diye yemisler onu :P ama oncagizlarim pek bi heyecanlanmislar , "waaay iki yeni uye daha" gibicesine :) [ biliyorsunuz burda misyonerlik cok yaygin ve saygi duyulan bi olay, baska ulkelere gidip misyonerlik yapanlara (ki turkiye'de de pek cok amerikali var bu mihvalde calisan) kahraman gozuyle bakiliyor.] sonrasinda bizimkiler eve mutlu mutlu donduler, geride olusturduklari buyuk heyecan dalgasindan bihaber :)

ne anlatacaktim, ne anlatmaya baslamisim !!

neyse efem, iste bu gittigimiz kilise bi afro american baptist kilisesiydi. yani "siyah" amerikalilarin kilisesi .

simdi amerikayi bilmeyenler icin yine ufak bi anekdot dusecegim : amerika da binbir cesit kilise var : katolikler protestanlar, ortodokslar, vaftiz olanlar / olmayanlar , methodistler , lutheranlar, episcopallar, sunlar bunlar vs vs.. bi de bunlar siyahlar ve beyazlara gore de ayriliyor, ayrilmiyo gibi gozukse de teorik olarak, pratikte her biri kendi kilisesine takiliyor, diger kiliselerle isi olmuyor, cunku aralarinda ciddi gorus farkliliklari da var. en basitinden Mother Mary (Hz Meryem) katolikler icin kutsal otesiyken, protestanlar pek onem vermiyorlar kendisine . boyle bisi yani ..

ama benim anlatacagim bu degil bugun .

kilise sehrin dogu yakasindaydi . amerika da genel olarak sehrin kuzeyi ve batisi zengin, dogusu ve guneyi fakir yerlesimlerdir . bu hemen hemen tum amerikan sehirlerinde bu mihvaldedir. dogal olarak gittigimiz kilise fakirce bi semtte idi . ama o gun kiliseye gelen yasli basli siyahi hanimlari beyleri gormeliydiniz, utanmasam fotograflarini cekerdim hepsinin tek tek .. oyle suslu puslu giyinmislerdi ki :) tullu cicekli sapkalar , tiril tiril takimlar :) ama normal olarak yapamadim, sadece hepsinin goruntulerini hafizama tek tek kazimakla iktifa ettim . (bu postta gordugunuz resimler de internetten bulunmadir, o gune ait degiller)

ayin cok ilgincti , 5 dakka bi konusma oluyor, sonra yanda duran kilise korosu hooop basliyor sarki (ilahi) soylemeye .. ama oyle boyle diil, hip hop dan caz'a genis bir yelpazede soyluyorlar sarkilarini .. cok da egleniyorlar soylerken , whoopi goldberg' in sister act filmini izlediyseniz , hani orda kopmus giden bir kilise korosu var ya .. ayni onun gibi bisi iste :) ben bu filmi turkiye'de izlemistim, cok uyduruk gelmisti o zaman .. meger diilmis, cidden oyle bi koro oyle bi olay varmis !!! yerlerinde duramiyorlar kipir kipir, handiyse dans edecekler sarki soylerken .. nerde beyazlarin yaprak kipirdamayan agirbasli kilise korosu, nerde bu kipir kipir ekip :))



sarki bitiyor "amen" "amen" "amen" her bi taraftan .. sarki bitince niye oyle amen diyorlar onu pek cozemedim, bi fikir yuruttum ama , galiba bu ilahi - dua karisimi bisi soyledikleri .. neyse, sonra yine birisi ufak bi konusma ya da dua yapiyor , sonra hoooooop yine koro :))) cistaka cistaka :) hatta bi bayan solo bi parca soyledi ki aman Allah mariah carey halt etmis yani !! yikti gecti kiliseyi oyle gur bir sesi vardi ki .. hareketli de bi parcaydi , tum kilise cemaati costu costu , olay konsere dondu, o raddede ki solo parca bitince , baktim benim esim de ayaga kalkmis eller havada alkisliyor !! o da havaya girmis :)))

program bu mihvalde tam 2 - 2:30 saat surdu . sonlarina dogru beni ciddi bi uyku bastirdi, kolay diil, pazar sabahi tatli uykumuzdan feragat edip gitmisiz .. bazi yerlerini kacirdim papazin kounsmasinin da bu yuzden ..

ama bi cumle cok hosuma gitti :

" Tanrim, senin yolunda degildik her zaman . bunun icin ozur dileriz . Senin sesini her zaman duyduk ama her zaman o Sesi takip edemedik. bunun icin bizi bagisla" diyordu ..
ki cok guzel ifade edilmemis mi ?.. bir musluman olarak biz de cok rahatlikla edebiliriz bu duayi, cunku biz de ayni degil miyiz ?

sonra herkes birbiriyle selamlasti tokalasti, asagi kata indik ve ikram faslina gecildi . kahvalti turu seyler, snack meyve , kuru uzum felan , arti cay ve kahve :) kilise cok soguk oldugu icin herkes cay ve kahveye atladi once :) ben de sezonun ilk karpuzunu yedim cok guzeldi :)

masada muhabbet aldi basini gitti. bize dinimiz hakkinda sorular sordular, dilimiz dondugunce bisiler anlatmaya gayret ettik :) bizim ibadetlerimizde sarki olmadigini duyunca cok hayret ettiler, peki cemaati nasil uyanik tutuyorsunuz filan diye sordular. simdi onlarin ki haftada bir defa o da pazar gunu 2- 3 saat suruyor ya .. o yuzden . ee bizde oyle bisey yok, gunde 5 kere namaz var o da herbiri 10 dakka ya surer ya surmez . "uyanik oldugun 10 dakkada kiliniyor namaz " diye izah ettik artik :)) sarkiyi da isteyen istedigi zaman dinliyor dedik :)) namazla karismiyor manasina :))

sonra konu kaydi , takilara dondu.. nasil oluyorsa iki hanim biraraya gelince bu konu illa aciliyor. ben bayanin kolundaki saati cok begendim, Anne klein mi diye sordum, soyle tasli masli piril piril biseydi . hafiften bozuldu , "olur mu, bu bilmemne markasi" dedi .. ama ben tam anlayamadim ne marka oldugunu o yuzden yazamiyorum simdi, kusura bakmayin . anne klein 'in benzer modellerini gormustum polaris'te dedim, "ben gitmiyorum polaris'e cok bozuldu orasi , outlet'e dondu" felan dedi :P ben " heee tamam o zaman " oldum . polaris de iyi bi malldur ama .. sonradan ogrendim ki bu siyahi vatandaslar, yillarca ezilmenin ve horlanmanin verdigi bi kompleksle belki, kendilerini lukse ve pahali giyime vermisler. azicik parasi olan , herseyin en iyisini almaya calisirmis meger bunlarda.. ucuz giyinmeyi de ar sayarlarmis .. ay ben ne bileyim ? ben de kendi anne klein saatimi ceketimin icine dogru ittirdim hafifce caktirmadan .. iyi marka diye almistim halbuki :P :P sonra kataloglardan alisveristen sundan bundan bahsettik . bi ara baska bi hanim 11 eylul olayini acar gibi oldu ama Allah'tan cok uzamadan kapandi . burda musluman gormek demek, 11 eylulu hatirlamak demek :P can sikici ..

iste boyle ... bi pazar gunumuz de boyle gecti iste :) guzeldi, ilginc bi deneyimdi, kac sene amerika'da kalip bunu yasamasam uzulurdum dogrusu :)
sevgilerimle :)

inciler ...


"Gülmek bir güneştir.
İnsanın yüzünden hüzün ve keder kışını defeder. "
VİCTOR HUGO

Tuesday, April 24, 2007

mor dolap :)


Columbus'un guzellerinden Julide arkadasim gizli gizli bi websitesi kurmus bi kac arkadasiyla beraber :)

fikir ilginc .. hic aklima gelmezdi, nerden de buldunuz cikardiniz bu ilginc fikri julidecim :))

kisaca anlatiim : giyiniyosunuz, kusaniyosunuz , sonra cekiyosunuz bi adet boydan fotografinizi , asiyosunuz internetteki mor gardolaba ..
sonraciima baska insanlar da geliyor bakiyor "hmm neler giymisler , way bee" oluyor :)) ayriciyetten yan bilgi olarak genel moda, modadaki in trendler , outlar , vs vs ..

bugun haberim oldu , girdim gezeledim , biz bayanlarin pek bi hosuna gidecek bi site olduguna kanaat getirdim :)

" kadinlar erkekler icin giyinmez , kadinlar diger kadinlar icin giyinir " sozu size ne kadar dogru geliyor bilmiyorum ama baska arkadaslarin neler giydiklerini gormek benim hosuma gitti sahsen . bilhassa turkiye modasini pek takip edemedigimiz icin, hele de bikac yil da gidememissek, istanbul havalimanina iner inmez icimizi kaplayan o ezik ve modayi pek bi kacirmis olmaktan kaynaklanan sinir bozucu hissi altetmek icin birebir .

neden ? cunku bakiyorsunuz, insanlar neler giyiyormus turkiye'de ogreniyorsunuz . boylelikle modasi kacmis sivri burunlu pabuclarla gidip bi dolu yuvarlak burunlu pabuc giymis hanimin istihzali bakislariyla ezilmiyorsunuz :P turkiye buyuk gozluklerle yikilirken, siz incecik minty gozlukler takip rezil olmuyorsunuz felan . (tamam biraz abarttim kabul ediyorum)

"amaaaaaaan moda da neymis, kim takar" da diyor olabilirsiniz .. olsun yine de bi bayan olarak eglenceli diil mi sahsen kim ne giymis ne takmis , yakismis , yakismamis incelemek :)) sizi bilmiyorum, ben cocuklugumdan beri pek severim bu giyim kusam olayini :)

girmek isteyen arkadaslar icin adresi de vereyim :

keyifli gezintiler :))

Sunday, April 22, 2007

desertwindciimin sobesi :)))

desertwind yeni bi oyun bulmustu gecen hafta .. isteyen 5 anisini yazacakti .. benim blogun ismi tatli hatiralar . kesinlikle katilmam lazim benim bu olaya dedim ..

dedim ama ..

evin yolunu bulamiyoruz ki bu aralar yine .. elekcilere donduk, habire geziyoruz .. bi ara eve ugruyoruz, 15 dakka yemek ve ihtiyac molasi, sonra yine yallah disari . havalar guzel ya , sonuna kadar degerlendiricez diye , dun gece artik ayaklarimi nereye koyacagimi sasirdim yorgunluktan :P bu kadar da program olmaz ki kardesim !

neyse baya bi malzeme birikti elimde boylece , o acidan memnunum yani . bi basliycam yazmaya , yaz yaz bitmeyecek . ama siz okur musunuz bilmem ;)

ve fekat bu postumu sevgili Desertwind'imin sobesine ayiracagimi daha once planlamis oldugumdan mutevellit, 5 adet guzide animi yazacagim. planli bi insanim ben . kac gundur habire bunu dusunuyorum, ama bilgisayara vakit ayiramiyorum ki bi oturup da yazayim sunlari ..

neyse ..

az evvel iki adet toza topraga bulanmis minik canavari yikayip pijamalarini giydirip yataga yatirdim, sutlerini icti ve uyudular .. ben de serbestim artik :)

ohh yaa ... ne saadet :)

bizim sulalemiz biraz erkek agirlikli bi sulaledir. kiz populasyonu cok azdir . cocukken dayimlara ne zaman gitsek bi dolu erkek kuzenin arasinda kendimi "venuslu" gibi hissederdim . bi bayramdi, yine onlardaydik, adet oldugu uzere "kapi kapi gezip el opmesi, para toplamasi" icin hazirlandilar. ben de cok heveslendim, guc bela izin aldim annemden . "eh iyi madem" oldu . dustum peslerine . en buyugumuz 12 - 13 yasinda belki , ben o zamanlar 6 - 7 yaslarindaydim herhalde . tek tek kapilar caliniyor, el opuluyor itinayla, onlarin yana taranmis joleli saclari oksaniyor, "berhudar ol evladim, el openlerin cok olsun" sonra seker, cukulata, illa biraz para , benim yanagim minciklaniyor , sonra seker cukulata, ve "mendil" .
kac kapi gezdiysek ayni ! onlara para, bana mendil !! eve donduk , cok keyfim kacmisti, onlar hasilatlarini sayarken , ben renkli renkli mendillere bakakalmistim gozlerim dolu dolu :{{ hala daha da anlayamam , niye kizlara mendil veriyorlardi acaba :P yani niye para diil ?? niye ? niye ???

bi bayram da kafasi atmis bi koyun (ya da koc) kovalamisti beni :{{ cok aci bi hatiramdir :{ belki de o beni kovalamamisti, ben onun beni kovaladigini sanip, aslinda can havliyle kacan hayvanceyizin onunde dilim disarda kalbim gup gup kosmus da olabilirim .. kucuktum, cok hatirlamiyorum.

bi seferinde de o zamanlar bi hayli tenhalik olan antalya konyaalti plajinda denize saftirik gibi sirtimi vermis mutlu mutlu kiyida kumdan kaleler bisiler yapiyordum ... yas yine 6-7 bilemedin 8 yas civari saniyorum.. sonraciima bi dalga gelip ustumden asip beni ve kaleciklerimi de toparlayarak tekrar denize geri donmustu . ne oldugumu anlayamadan kendimi denizde bulan ben bi hayli tuzlu su yutmus , sonraki yillarda cografya kitaplarinda "akdenizin suyu cok tuzludur" u her okudukca bu tuzlu animi hatirlamistim ..

cocukluk yillarimdan cikayim biraz..

yakinlara geleyim ..

kayseri'deyiz, antalya'ya gecicez .. o zaman evli degilim henuz . gezmeye pek bi merakli ailem ve ben yollardayiz yine . kestirme bi yol oldugunu harita uzerinden tespit ettigimiz yolun aslinda madenciler icin acilmis , daglarin tepelerin uzerinden asan ve hic de kestirme olmayan bi yol oldugunu aciyla musahede etmis, ve fekat bi kere yola cikmis oldugumuzdan mutevellit geri de donememis , tingir mingir saatte 30 km hizla yol alirken , biz arkada, hayret bi sekilde (asla uyumayan annem de) onde uyuyakalinca, sessiz kalan arabanin icinde cani sikilan babam da naapsin yari uyuklaya yari uyanik giderken , bi yerde siddetli bi sarsintiyla uyandik hepimiz (babam dahil) .. dehsetle farkettik ki yoldan cikmis, hafif rampadan bi tarlaya dusmustuk ama Allah'tan araba ters mers donmemisti . kollarimizi bacaklarimiz saydik, cok sukur herseyimiz tamdi . babam " yaa uykumuz gelmis, bisiler yiyelim de acilalim bare" diyerek gayet cool bi sekilde toparlanip tekrar yola koyuldu . in cin top oynar bi yer, daglarin basi , nerde ne bulcaz da yiycez derken , 200 metre gitmeden bi kamyoncu lokantasina denk gelmedik mi ? girdik , sadece acik havada 2 masasi olan bi yer .. gerci bizden baska da kimse yoktu, o yuzden nereye oturcaz derdimiz olmadi , yerlestik bi masaya . yerin sahibi geldi
" abi ne yersiniz"
"neyiniz var"
"kuyu tandir var abi "
"iyi o zaman 5 porsiyon kuyu tandir"
"biz kilo usulu calisiyoz abi"
"hadi ya .. iyi madem .. 1 kilo getir bakalim"
"2 kilo yersiniz abi siz, ben 2 kilo yapayim" dedi ve gitti adam .
babam , biz bakakaldik birbirimize ..

masalarin hemen otesinde de iki tane izbandut gibi coban kopekleri yatiyor, boyunlarina kurt kapmasina karsi civili tasma gecirilmis .
"anne" dedim " bizim etleri adam kokuta kokuta getirince bu kopekler ya yapisirlarsa bize, yaa cok iriler yani"
cunku izmir'de vardir otlakci kediler, bi kumru bi doner siparis etmeyegor , gelip yapisirlar ayaklarina surtune surtune , haracini almadan gitmezler .
"bilmiyorum ki " dedi .
sonra etlerimiz geldi . korktugumuzun aksine , nasil iyi beslemislerse o kopekleri, uyuduklari yerden bi kaslarini dahi olsun tenezzul edip de kaldirip bakmadilar bize. uyumaya devam ettiler. biz de o 2 kilo , kemiklerinden dokulene kadar yumusacik pismis sahane eti yaninda ayran esliginde 15 dakkada sildik supurduk . 4 kilo olsa onu da yedik herhalde . cok superdi . o gun bugundur, kamyoncu lokantalarina laf ettirmem , babalar gibi de yemek yapiyorlar yani :)

kopek demisken ..

9/11'in hemen arkasi.. ABD'de heryerde bilhassa havalimlanlarinda guvenlik onlemleri bi hayli artirilmis, handiyse kus ucurtmuyorlar. turkiye'ye gitmisiz o yaz, geri donuyoruz, Chicago havalimaninda ilk kez o zaman gordum, kopekli devriyeler geziyor . hayvanlar bomba konusunda egitimlilermis .. omer'le rana o zaman daha yeni 6 aylik felanlar , her turkiye donusu oldugu gibi zaten keyfimiz kacik moral sifir, ayriciyetten nerdeyse bir tam gune yaklasan yolculugumuz yuzunden tipimiz kaymis halde.. kopegin biri gelip yanimizda zink diye durmasin mi ! Allah Allah !! ne var simdi , niye durdu bu hayvan gozunu de dikti bize bakiyo .. sonra gorevli memur bayan geldi , bize bakti, cocuklara, sonra benim unuttugum, "bi ara bi WC bulunca atarim" diye posetleyip cartin uzerine koydugum bebek bezini gordu " baby diaper, wrong alarm" dedi, gulumseyerek ozur diledi ve kopegini cekistirerek gitti :)) ehi :) epey bi gulmustuk arkasindan :))
efem gece gec oldu , ben yatiim artik . bugun de ustunuze afiyet baya gezdik . yarin da sabahtan baslayan yogun bi program beni bekliyor :) hepinize (bu yaziyi pazartesi okuyan arkadaslara) iyi bir hafta hayirli mesailer dilerim . gece gece yolunu sasirmis da okuyan arkadaslara da " yatin uyuyun guselim , isiniz mi yok, yarin okursunuz !" :))
sevgilerimle :)

Thursday, April 19, 2007

Izmirli denizciimin sobesi :)

Denizcigim biraz gecikerek de olsa senin sobeni cevapliyorum :)

sirf sobenin ruhuna tam uygun olsun diyerekten bu hafta yaptigim mamalarin de resmini cektim ki birilerine ithaf edebileyim:)

1. Profiterollerim :)
blogumu bugune dek ziyaret eden herkeslere, amerika kitasinda edindigim tum guzel dostlarima ve desertwind ve deniz basta olmak uzere bu blog vesilesiyle tanistigim blogcu arkadaslara olsun :) buyrun afiyetle yiyin efem :))


2. Kofte patates :) canim annecigim ve babacigima ithaf ediyorum oncelikle , cunku onlarla canli yayinda yaptim bunlari. telefon kulagimda bi yandan muhabbet ediyor bi yandan kofteleri yelpiyordum :) annecigim, eser bu ! iste :) yanniz hafiften kacirmisim yine ayarini, kofteler biraz koyu renk olmus ;P bi de bu yemegi cok seven degerli esime ithaf edeyim :) canim, her zaman yaparim ben sana bundan :)

3. yemek yok maalesef , yaa ben sizin gibi guzel yemek yapamiyorum , yaptigiklarimi da genelde hemen yiyoruz, fotograf cekmeyi akil edemiyorum o esnada yani :{{

neyse :) gelelim sorular ve cevaplarına :

1.1.Daha önce yaşadığınız 3 şehir:

_ izmir, dhakka, columbus


1.2. Tatil icin gittiginiz, gordugunuz ve önermek istediginiz 3 yer:


_ Tukiye'nin akdeniz kiyilarini boylu boyunca (muhtesem guzellikler adim basi, deniz de izmirin mavi denizinin aksine burada turkuaz yesil , super) , new york & washington (amerika nedir diye merak edenlere bu ikisi bi fikir verir) , izmir'in sifne ve ildiri'si :))) canlarim benim .. sakin tam alip basini gidecegin yer)


1.3. Yaşamak istediğiniz (görmediginiz de olur) 3 şehir?

_ izmir , sirin herhangi bi baska kiyi sehri de olabilir, deniz gorsun yani :) , ailemle sakin huzurlu mutlu olabilecegim iyi komsularimin olacagi herhangi bi yer de olabilir esasen ..


2.1. Şu anda ki mesleğiniz nedir?

_ evhanimiyim , calismiyorum :) malum vize meseleleri ...


2.2. Dünyaya yeniden gelseydiniz, hangi mesleği yapmak isterdiniz?


_ produktor (film yapimcisi) :))) cok param olsaydi aaah ahh .. kafamda bi dunya proce var , her film cikisinda daha bi siddetleniyor bu hevesim :))

2.3. "Kesinlikle ben yapamazdım" dediğiniz meslek nedir?


_ evelallah elimden her is gelir yani :P :)) ehi :) yok aslinda , kasaplik / cerrahlik yapamam .


3.1. Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri?


_ "akilli olup sen milletle ugrasacagina, deli ol millet seninle ugrassin"
" ya hayir soyle ya sus" " her seyde bi hayir vardir" her seyin bi sebebi vardir vs vs .. yasam felsefem diil de hosuma gidiyorlar .. daha pek cok var da bunlar ilk aklima gelenler .. kendi yasam felsefemi idrak edebilecek kadar olgunlasmadim henuz :{


3.2. Bir kitapdan alınma, çok sevdiginiz bir cümle veya paragraf veya bölüm?

bugunlerde "th No:1 Ladies' Detective Agency" adli kitabini okuyorum Alexander McCall Smith" in .. Afrika'daki ilk bayan detektifin (Mma Ramotswe) hayatini anlatiyor , cok eglenceli :) hem afrika ile ilgili cok sey de ogreniyorum , o insanlarin dusunceleri hayatlari vs .. tavsiye ederim :)

65. sayfadaki bi paragrafa bayildim, onu alayim (kitap ingilizce ama ben turkceye cevirdim o kismi , biraz asagida):

"the wives of missing men are all the same, thoght Mma Ramotswe. At first they feel anxiety, and are convinced that something dreadful has happened. Then doubt begins to creep in , and they wonder whether he is gone off with another woman (which he usually has), and then finally they become angry. At the anger stage, most of them don't want him back anymore, even if he's found. They just want to have a good chance to shout at him. "


"kayip erkeklerin hanimlari genelde hep ayni, diye dusundu Mma Ramotswe. Basta cok endiseleniyorlar ve eslerinin basina korkunc bisey geldiginden eminler . Sonra iclerine bir suphe giriyor, ya baska bi kadinla cekip gittiyse diye (ki cogu zaman oyle oluyor), o zaman da sinirleniyorlar. Bu kizginlik asamasinda, aslinda cogu kadin kocasini, bulunmus dahi olsa, artik geri istemiyor. Tek istedikleri ona soyle guzelce bi bagirabilme firsati ."
:))


3.3. Çok sevdiginiz bir şiirin bir parçasi?

canim annemin siiri :


"Ben olursem sabah erken saatlerde olurum ..
Behramoglu'na inat
aksamlar karanlik aksamlar soguk
Herkes civil civil gezerken
ciceklerin en guzel goruldugunde
torunlar oldugumden habersiz
etrafimda oynuyorlarsa eger degmeyin keyfime
heryer karanlik diyenler istemem gelmesinler
cicekler arasinda bi mezar
bir de kiyidan koseden deniz gorurse hani
ben olursem gunduz olurum
ziyaretci gelmese de olur yani .. "


canimin ici annecigim, ne ara efkarlanmis yazmissa bunu .. okuyunca yuregime oturmustu .. Rabbim onu ve tum sevdiklerimizi bizlere bagislasin, hepsine guzel uzun hayirli omurler versin :) guzel annecigim, hic kiyamam ben sana , kocaman kocaman opuyorum seni :))

PS: Yandaki "yildizli semalardaki hasmet" parcasi da guzeller guzeli annecigim icin :)

Monday, April 16, 2007

Gulenay'ciimin sobesi ..

Bazilarinizin malumu oldugu uzere canim hemsom Gulenay, beni gecen yuzyil sobelemisti :P hani kullanip memnun kaldigim ivir ziviri anlatacaktim ..

ve fekat ben bi elim deyip de yazamamistim .. daha dogrusu fotograf olayinda hafiften bamlamistim o yuzden gecikmisti.. cok da mahcup oldum kendisine karsi, hatta o raddede ki bi gece ruyamda goruyordum kendisini, orda dahi ozur diliyordum bi turlu yapamadigim icin :{

neyse olan oldu artik . kendisine huzurlarinizda ozur diler, kullandigim ve memnun kaldigim urunler siralamasina gecebilirim artikin :)


Oncelikle daha bu sobe olayini ogrenir ogrenmez aklima ilk gelen ekmek makinam oldu .. demek ki amerika'da benim elim ayagim olan bu emektar alet listenin en basinda yer almayi hak ediyor :)

kendisine 1.lik odulunu veriyorum. (listenin geride kalanlarina odul modul yok, onlar buncaaazimin yanina bile yanasamazlar, bi buna veriyorum odulu) cok calisti, cok emegi gecti bizlere .. amerikalilarin sekerli sunger ekmeklerini yememek icin hemen hergun bunda ekmek yaptik, pogaca yaptik, yeri geldi hamur yogurttuk borek vs icin , yeri geldi kek bile cirptirdik . giki cikmadi, helal ossun (bi masssaallah diyiverin siz de) cok hamarat cikti, opup basimizin ustune koysak yeridir :) (cok ovdum, insaallah bozulmaya kalkmaz :P) .. Panasonic'ten ..



Mr Coffee kahve makinam :) ayni zamanda cok super saat islevi gormustur, pek cok yemegimi bunun saatine gore pisirmisimdir, o yuzden mutfagimdan asla cikarmayi dusunmem, canim benim :)

haa tabii arada kahve de pisiriyoruz :P
(naapalim biz turk kahvesi seviyoruz, ondan da bu alet anlamiyor)




bi baska goz bebegim mutfak elemani ... bas koseye kurulmustur kendisi mutfagin agir topu olaraktan .. esasen ben baharatli yemek pek sevmem . ama burda ogrendigim cermen cesit milletlerin mutfaklarindan denemeye kalktigim seylerde elim ayagim oluyor, 16 farkli cesit baharati ihtiva ettiginden .

asagida tencerelerimi (bi kismini) goruyorsunuz .. cok ciddi zaafim var, bi donem calphalon'un iki setini birden alarak esimin yuregine indirmistim .. onlarla cekilmis bi askerlik pozum da var (Gulenay bilir :P) ama kendimi cumle aleme rezil etmemek icin buraya koymuyorum :P
napiim, cok sevmistim ben onlari :) kac zaman deal olsun da alayim diye beklemistim, canlarim benim :)) bi kismini gecen sene annemlerle turkiyeye gonderdim. geri kalanini da burda kullandim, tas gibiler massaallah !! Hard anodized D-pont kaplama teflon kaplama olanlar Calphalon ve Analon marka, celikler Cuisinart .. Hepsini de sevgiyle kullandim, hic pisman diilim harcadigim tek kurusuna , tavsiye ederim :)
arkadaki kirmizilar silikon olanlar ..


oda kokusu ..
ben seviyorum oda kokusunu .. evcaazimi misssler gibi kokutuyor .. tek sakincasi bazen basagrisi yapiyor, o zaman da fisten cikariyorum.



Parfumlerim :))))
hepsini koymadim, malzeme olmayayim yine diye ;) parfum cok ama pek cok sevdigim bisey.. ama ne yazik ki bi tanesine sadik kalabilenlerden diilim ben :( psikolocime gore degisik degisik kullanmayi seviyorum .. bu yuzden sayisini vermeyecegim kadar cok parfumum var . ve halen daha da yeni ve hos bi kokuya denk gelince almadan duramiyorum... son gunlerde iki yeni gozdem var mesela, ama onlarin isimlerini veremiycem simdilik kusura bakmayin .. olur da alir malir, bi de almakla kalmayip yanimda surunursunuz :P neme gerek :P ..
asagidakiler, Diesel Green, Calvin Klein Euphoria (sondan bi onceki gozdem idi) , VanDerBilt, E.A. after five 5th Ave , Elizabeth Taylor White Diamonds, Maxmara ve Chanel no:5
Ama size bi guzellik yapayim , gelmis gecmis en favorilerimi siralayayim :
samsara (ilk ve daimi gozdemdir, ilk genckizligimdan beri, bitince yenisini alirim illa)
jean paul gautier
armani mania
emporio armani she
bulgari blv
tresor
( bunlar zati artik klasik oldular, alsaniz zarar etmezsiniz , pisman olmazsiniz ;) )
simdi elizabeth arden yeni bi koku cikarmis : mediterranean .. bayildim cok guzel :)) onun pesindeyim, alicam , yaz icin ;)

efeeeeeet ...
doktum, eseledim , buldum, cikardim evimden sizler icin :) aslinda gorundugu kadar kolay bi olay diilmis bu . cunku hayatimizda yeri olan , elimizin altinda heran , sevgiyle kullandigimiz pek cok sey var, ama misal ben bu postu hazirladiktan sonra aklima geldi, yazmak istedigim bi cogunu unutmusum , en basta misal L'oreal ve clinique'in yuz temizleme urunleri .. onu da tavsiye ederim bak ..
sonra bugunlerde nazlicim sayesinde dadandigimiz taki boncuk uretiminde kullandigimiz "kendin pisir kendin tak" "polimer clay" olayi ..
neyse artik .. yaz yaz bitmeyecek :)
baymadan , bayiltmadan :) sevgilerimle :))

Saturday, April 14, 2007

Işığı Yanan Evler...

Prof. Dr. Saffet Solak'ın bir hatırası ..

( Aslinda bana cok guzel bi powerpoint seklinde geldi .. onu gormenizi isterdim asıl .. ama powerpoint nasıl eklenir bilmiyorum .. gece gece icimi buran bu guzel yaziyi da sizinle mutlaka paylaşmak istedim ... )

"Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim.
Gençtim, bekârdım.
Küçük bir beldeydi gittiğim yer.
İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.

Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti.
Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı.
Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu.
Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.

Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu.
Evin büyüğü olan Hacıanneye sıkılarak: "Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?" dedim. Hacıanne:"Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz" dedi.

Merak ettim, tekrar sordum:"Trenden sizin bir yakınınız mı inecek ?"
Hacıanne:"Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok.
Ancak burası uzak bir yer.
Trenden buraların yabancısı birileri inebilir.
Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır.
Buraların yabancısı biri geldiğinde, "ışığı yanan bir ev“ bulsun diye bekliyoruz."


Konya Ovası'nda, ya da bir başka yerinde Türkiye'nin, trenden inen yabancılar için "Işığı yanan evler“ yerinde hâlâ duruyor mudur?
Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı?
Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı?
Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler?


Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler.
Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip
bir medeniyetin yetimleriyiz.
Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran yoksullarız.

Şâir öyle diyordu:
"Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler."
Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler?
Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler?
Ey güzel yurdumun güzel insanları!
Neredesiniz? "


Wednesday, April 11, 2007

gecen hafta cleveland'daydim ..


ben begendim cleveland'i , herkesin gidip bi gormesini nacizane tavsiye ederim :))

gerci bu benim 4. gidisim ..

ilk gittigimde 2 oda salon gole bakan bi daireydi :P evin sahibesi arkadasimla o 3 oda bi de mutfak don dolaş , biraz balkondan gol manzarasi seyret oylece gecirmiştik gunumuzu . o zaman dahi begenmistim cleveland'i ne yalan soyliim , cok zevkli doşenmisti :P

sonraki gidislerimde anladim daha buyuk bi yer oldugunu :P ohio'nun columbus'tan onceki baskentiymis cleveland esasen. sonra columbus buyumus, buyumus , boynuzmus, kulagi gecmis, ve "afferin !! başkent olma onuru senin artik" denmis, o gun bugun boynu bukuk kalmis cleveland.

sonraciima gol varmis misal, koskoca bi Erie golu .. hani su Kanada ile ABD arasinda kalan palmiyeye benzeyen buyuk gol ..

gecen sene gitmistik, o zaman golun kiyisinda kendini intihar etmis bedbaht baliklar surusu vardi. hava bi hayli soguktu ve oylece yatiyordu binlerce balik kiyida boylu boyunca.. esim " ah ah !! bi mangal olcakti da yakacaktik hemen" seklinde , pek de şik olmayan bi soylem vermisti . cocuklar o zaman 3,5 yasindaydi ve kocaman kocaman gozlerle bakakalmislardi baliklara . biz de baktik ama anlayamadik bu intiharin sebebini ..





gezdik yani cleveland'i bi kac kez..

kalinacak otel (pek cok var) ama ben Rukiye pansiyonu tercih ettim bu son gittigimde , temiz mis kokulu carsaflarda yatiyorsunuz ,ayricanak sicak pogaca , biber kizartmasi, sucuk ve sicak cay servisi oluyor sabahlari ;P buzdolabi karistirmak ve baska bisiler de bulup yemek serbest, bi nevi acik bufezdolabi :P

rukiye pansiyon soforlu araba hizmetiyle de hayallerinizi zorlayan bi isletmecilik sunuyor . nereye isterseniz goturuyor, getiriyor, sonraciima parti ayarliyor, gorusmek istediginiz arkadaslari yeri geliyor pansiyona tasiyor vs.. gun boyu sicak soguk ikramlar, akliniza estikce doldurup doldurup icebileceginiz sinirsiz cay ikrami da cabasi .. diger pansiyonlardan (yasemin pansiyon, ayse pansiyon, ozlem pansiyon, vs) da surekli bi ikram akisi oluyor ki cleveland gezisinden bikac kilo toparlamis olarak donmeniz isten bile diil .. ben sahsen kendim cok memnun kaldim, herkeşlere tavsiye ederim :))))


cumbur cemaat butun cleveland ahalisiyle gorustuk . iyiydi herkes :) selamlari var :P


cumartesi gununun yarisini (saat 3:30'a kadar kahvalti masasinda) , bir ceyregini oranin mall'inde , geri kalanini da aksam yemegi masasinda gecirdik , bir muhabbet bir muhabbet seklinde :) mall'e de guya hep beraber gitmistik ama hepimiz kafamiza gore magazalara dagilinca, cep telefonlari sayesinde bulabildik birbirimizi :) mall'in tek begenmedigim olayi adim basi cocuklar icin oyuncaklar konmus olmasiydi .. o ne kardesim, 5 dakka yurumuyosun baska bi oyuncak !! her biri $ 1,5 .. $ 2 ... para tuzagi resmen !! iflas ettirceklerdi bizi !! duygu somurusu yaparak belese kaptigimiz helyum gazli balonlari cocuklar ellerinden kacirip tavana (mall'in yuksek yuksek tavanina) yapistirinca , bi de onun icin mucadele etmek zorunda kaldik . 5 dakka once bile alinmis olsun , ne hikmettirse oyuncaklarina anlasilmaz bir sadakatla baglanan Omer beyimiz yuzunden Christopher Banks'de merdiven bile rica ettik gorevli bayandan . Allah'tan merdiven yokmus, yoksa herkesin gozunun onunde bi de merdivene tirmanip tavandaki balonu alip kendimi rezil etcektim cleveland piyasasina :(( ama yapacaktim napiim, oyle icli agliyordu ki burnunu ceke ceke :(( tabii o kismi pek zevkli olmadi ama bunda cleveland'in bi sucu yok tabii ..


Pazar gunu de Dillards diye pek bi duydugum ama bi turlu nasip olup da gidemedigim bi magazaya gittik .. ki !! peh yani !!! oyle bi yer gormedim !!! koca devasa bi magaza agzina kadar tiklim basa kiyafet dolu,yer gok kiyafet .. oyle bi yer !! kapidan girdim agzim acik kaldi !! icimi bi anda bi gariplik bi basarisizlik hissi kapladi .. "way canina .. ben eşele eşele bitiremem burayi" diye dusundum , ve nitekim bitiremedik .. daha sadece girişin saginda kalan kuytu koseyi eşeleyebilmistik ki benim gozlerim donmeye kulaklarim uguldamaya basladi . bu amerika'ya ilk gelip de deliler gibi alisveris yaptigim donemlerde yakalandigim amansiz bi hastalik. o zaman biri beddua etmis 'mallerde tikanip kalasin, iki adim onunu goremeyesin, bişicikler secemeyesin" diye herhalde :P halen daha cok karişik kuruşuk magazalara girince icim bi kotu oluyor, 1 saat durmaya kalmadan midem bulanmaya icim sıkılmaya basliyor . 20 yasinda deselerdi boyle bisi gelcek basina, guler gecerdim :{{ ve fekat geldi , enseden enseden sökun eden basagrisi da cabasi .. koca magazadan elimde bi etekle cikmisim . inanamadiniz di mi !! ama oyle iste ..


iste boyle :)) guzel gecti velhasili :)

peki tum bunlari neden gecen hafta yazmadin , neden simdi diye bi soru takilabilir akliniza .. hemen izah edeyim : gecen hafta yazsaydim hatira olmayacakti taze oldugundan mutevellit.. bi miktar vakit gecsin diye bekledim , boylelikle onlar da ani oldu, hem bi miktar da degerlendirmesini yaptim, hmmm bakiim tatli hatira mi diye .. evet, tatli bi hatira imisler :))

tesekkur ederim kizlar :) cleveland cok guzel, yine gelecek ben :))


son resimde , Ayse'nin minik kuzusu Meryem ve Yasemin'in yakisiklisi Omer ..


- kacma dur !! öpicem !!

- ya birakabilir misin sacimi yaa .. ya bi dakka yaaa .. ay öpmesene öfff !! lutfen cekim yapmaz misiniz !! rezil oldum rezil !!





***********

PS: bu hafta dostluk haftasiymis galiba ..
hepiciginizin dostluk haftasi (degilse bile) kutlu mutlu olsun canimciklarim :)


3 Çeşit Dost vardır (demis bir bilge :P)
1.si ekmek gibidir hergün ararsın

2.si ilaç gibidir lazım olunca ararsın

3.sü mikrop gibidir o seni arar bulur :))